
Almanya'da yaşayan ve Ivy adıyla bilinen Çinli bir üniversite öğrencisi, hayatını değiştirecek bir telefonla polis tarafından arandı. Başta bunun bir dolandırıcılık olduğunu düşünen genç kadın, eski tanıdığıyla ilgili yürütülen bir soruşturmada yardıma ihtiyaç duyulduğunu öğrenince şok geçirdi. Ancak polisin açıklamaları ve kendisine gösterilen kanıtlar karşısında neye uğradığını şaşırdı. İfadeler ve fotoğraflar, eski erkek arkadaşının onun haberi olmadan gizli çekimler yaptığını ortaya koydu. 27 yaşındaki genç kadın, fotoğraflarda kendini tanısa da o anlara dair hiçbir hatırasının olmadığını belirterek büyük bir travma yaşadığını dile getirdi.
Mahkeme belgelerine göre Tong Z adı kullanılan şüpheli, aynı zamanda Ivy ile kısa bir süre birlikte olmuş bir öğrenciydi. Zanlının 2019 ile 2024 yılları arasında farklı şehirlerde on bir kadına cinsel saldırıda bulunduğu tespit edildi. Mağdurların uyuduğu, duş aldığı veya kıyafet değiştirdiği anları gizlice kaydeden Tong Z, bu görüntüleri dijital ortamda paylaştı. Eylemleri yalnızca Almanya ile sınırlı kalmamış; suç faaliyetleri Polonya, Danimarka ve Çin'e düzenlediği seyahatlere de uzanmıştı. Yapılan soruşturmalar, şüphelinin bu korkunç eylemleri sistematik ve uzun süreli bir planlama dahlinde gerçekleştirdiğini kanıtladı.
Tong Z'nin Berlin'deki bir komşusunun dairesine yedek anahtarla girdiği ve banyoya gizli kamera yerleştirdiği tespit edildi. Zanlının 2024 yılında bir kadını uyuşturarak tecavüz ettiği ve bu eylemi kayda aldığı da dosyalardaki kesin bilgiler arasında yer aldı. Fiziksel ve zihinsel zorlukları bulunan mağdur, yaşananların farkına varmayı ancak polis kendisiyle temas kurduğunda başarabildi. Geçtiğimiz yıl Berlin mahkemesi, sanığı ağır tecavüz, tehlikeli bedensel zarar verme ve kişisel mahremiyetin ihlali suçlarından 5 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu dava, Çinli bir başka öğrenci olan ve İngiltere'de on kadına uyuşturucu verip tecavüz etmekten ömür boyu hapis cezası alan Zhenhao Zou davasıyla büyük benzerlikler taşıyor.
Olayların boyutu, Telegram adlı mesajlaşma uygulamasında kurulan ve 'Almanca Sürüş Okulu' adı verilen gizli bir grupla çok daha karanlık bir hal aldı. Grubun sekiz Çinli üyesi, kadınları hedef almak için şifreli bir dil geliştirerek uyuşturucu maddeye 'yakıt', mağdurlara ise 'araba' adını veriyordu. Üyeler, saldırıları kamera ile kaydediyor, bu görüntüleri birbirleriyle paylaşıyor ve iğrenç suçlarını adeta bir başarı ödülü gibi kutluyorlardı. Bu çete üyelerinden 44 yaşındaki bir BT mühendisi olan ve grubun yöneticisi konumundaki Dapeng Z, ağır tecavüz ve cinayete teşebbüş suçlarından 14 yıl hapis cezası aldı. Çinli bir diğer öğrenci olan 28 yaşındaki Zhongyi J ise benzer suçlardan 11 yıldan fazla hapis cezasına çarptırıldı.
Gözaltına alınmasının ardından mahkeme sürecinde tüm suçlamarı kabul eden Tong Z, ifadesinde derin bir utanç duyduğunu ve yıllar içinde tamamen yalnızlaşarak dijital fantaziyelere tutsak olduğunu itiraf etti. On beş yaşından beri Almanya'da bulunan, arkadaş edinmekte zorlanan ve sosyal ilişkiler kuramayan zanlı, zamanını bilgisayar başında yalnız geçirmeye başladığını anlattı. Klinik psikologlar, internetin sağladığı anonimlik ve özellikle dışlanmış hisseden kişilerin bu tür çevrimiçi suç ağlarında bir aidiyet ve güç duygusu bulduğuna dikkat çekiyor. Mağdurlardan Ivy ise eski erkek arkadaşının bir zamanlar oldukça kibar ve dikkatli görünmesinin aslında önceden planlanmış bir manipülasyon olup olmadığını sorgulayarak yaşadığı derin pişmanlığı dile getiriyor. Uzmanlar, dijital platformların bu tür suçları kolaylaştırma potansiyeline işaret ederek çevrimiçi cinsel şiddet ağlarına karşı küresel çapta daha etkili önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okunovilist.hr