İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Magazin

Anne Hathaway Hollywood'daki En Büyük İptal Kültürü Mağduriyetini Aştı, İkinci Oscar'a Oynuyor

La Nación
WhatsApp

Anne Hathaway, Hollywood kariyerine 25 yıl önce, henüz 18 yaşındayken "Tutku: Müzikalin Kraliçesi" adlı yapımla adım attı. O dönemde sektörde ne kadar büyük bir etki yaratacağını tahmin etmekten uzaktı, ancak kısa süre içerisinde dünyanın en çok kazanan aktrislerinden birine dönüştü. Kariyeri boyunca bir Oscar ödülünün sahibi oldu ve başrolünü paylaştığı filmlerin gişe hasılatı toplamda 6,8 milyar doları aştı. Ancak bu parlak başarıların arkasında, oyunculuk mesleği açısından son derece ağır bir bedel gizliydi. Hathaway, 2010'lu yılların başında internet üzerinde benzeri görülmemiş bir nefret kampanyasıyla karşı karşıya kaldı. Bu sistematik ve yoğun linç kültürü, o kadar büyüktü ki adına "Hatha-hate" denilen ayrı bir fenomen haline geldi.

Bu nefret söylemi yalnızca sanal alemle sınırlı kalmadı ve kısa sürede Hathaway'ın özel hayatını da derinden etkiledi. Kampanya, oyuncunun halk gözündeki imajına ciddi zarar verirken, ona sunulan iş fırsatlarının da belirgin bir şekilde azalmasına neden oldu. İnternet ağırbaşlılığı ve popüler kültür üzerindeki bu negatif algı, zamanla aktrisin ruh sağlığı üzerinde de yıkıcı etkiler bıraktı. Eleştirmenler ve internet kullanıcıları, her yeni filminde veya kırmızı halıdaki her yeni görünüşünde onu acımasızca yargılamaya başladı. Ancak bugün gelinen noktada bu karanlık tablo tamamen değişti ve Hathaway, sektörün en güçlü ve aranan isimleri arasındaki yerini yeniden sağlama aldı. Bu yeniden yükseliş, yalnızca kişisel bir zafer değil, aynı zamanda internet linç kültürünün geçiciliğinin somut bir kanıtı olarak da değerlendiriliyor.

Aktrisin geri dönüşü, üst düzey bütçeli ve geniş kitlelere hitap eden birbirinden farklı projelerle destekleniyor. Geçtiğimiz aylarda vizyona giren "Şeytan Marka Giyer 2" filminde Andy Sachs karakterini canlandıran Hathaway, bu yapımla büyük bir gişe başarısı yakaladı. Söz konusu film, dünya genelinde 677 milyon dolar hasılat elde ederek yılın en çok hasılat yapan yapımları arasında dördüncü sıraya yerleşti. Bu gişe zaferinden önce, bağımsız bir müzikal olan "Mother Mary" adlı yapımdaki performansıyla eleştirmenlerin yoğun övgülerini toplamayı başarmıştı. Tüm bu başarılı işler, onun yalnızca ticari sinemanın değil, sanatsal filmlerin de aranan yüzü olduğunu kanıtlar nitelikte. Dolayısıyla Hathaway, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşayarak adını yine Oscar adayları arasına yazdırmayı hedefliyor.

Önümüzdeki dönemde oyuncunun izleyicilerle buluşacağı diğer projeler de sektörde büyük bir merakla bekleniyor. Temmuz ayında gösterime girecek olan Christopher Nolan yönetmenliğindeki "Odissea" filminde, Odysseus'un eşi Penelope karakterini canlandıracak. Her ne kadar film gösterim öncesi bazı eleştirmenler tarafından tartışmalı bulunsa da, ABD'deki açılış hafta sonu hasılatının 118 milyon dolar civarında olacağı öngörülüyor. Ağustos ayında ise bilimkurgu türündeki "The End of Oak Street" filminde başrolde izleyici karşısına çıkacak. Yılın sonlarına doğru, ekim ayında vizyona girecek gerilim filmi "Verity" ile ekranlardaki yoğun temposunu sürdürecek. Bu yoğun çalışma takvimi, onun 2027 ödül sezonunda öne çıkan isimlerden biri olma ihtimalini güçlendirirken, hatta Akademi'nin yeni kuralları gereği Oscar'da kendi kendine rakip olma ihtimalini dahi gündeme getiriyor.

"Hatha-hate" olarak adlandırılan linç kültürünün kökenine bakıldığında, belirli bir başlangıç noktası bulunmakta zorlanılsa da bazı kırılma anları öne çıkıyor. 2011 Oscar töreninde James Franco ile birlikte sunuculuk yapan Hathaway, sahnede sergiledikleri uyumsuz ikili performans nedeniyle geniş çaplı eleştirilere maruz kalmıştı. Franco'nun daha sonra yapılan açıklamalarda Hathaway'ı aşırı enerjik olmakla suçlaması, bu negatif algıyı daha da pekiştiren bir unsur oldu. Aynı yıl DC evreninde "Kara Şövalye Yükseliyor" filminde Kedi Kadın karakterini canlandıracağı açıklandığında, bazı hayranlar tarafından fiziksel yeterliliği sorgulanarak tepki topladı. Bu anlar, aktrisin her adımının eleştirildiği bir linç kültürünün fitilini ateşledi. Nitekim 2013'te "Sefiller" filmiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandığında bile, tören sırasındaki teşekkür konuşması dalga konusu oldu ve bu durum, onun kariyerindeki en zorlu dönemi sembolize eden bir anıya dönüştü.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okunacion.com

Bu olay diğer kaynaklarda · 2

usGuatemala

İlgili haberler