
AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Ziraat Mühendisleri Odası yönetimine gerçekleştirdiği hayırlı olsun ziyaretinde önemli mesajlar verdi. Meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının asli görevinin siyaset ve politika üretmek olduğunu belirten Gider, bu kurumların herhangi bir siyasi partinin borazanlığına dönüşmesinin topluma ihanet anlamına geldiğini savundu. Ziraat Mühendisleri Odasının tek liste ile girilen seçimlerde yeni yönetimini belirlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Siyasetin millet ve toplum için yapılması gerektiğini vurgulayarak, odaların parti çekişmelerine alet olmaması gerektiğinin altını çizdi. Bu yaklaşımın, sivil toplumun gücünü ve bağımsızlığını koruması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kendisi de bir ziraat mühendisi olan Gider, geçmişte oda yönetiminin bir partinin temsilciliğini yapmasından dolayı üyeliğini bıraktığını ancak yeni dönemle birlikte tekrar üye olma kararı aldığını açıkladı. Mesleki rozetini hiçbir zaman çıkarmadığını ve bu rozeti en kıymetli eşyaları arasında sakladığını belirterek mesleğine olan bağlılığını gösterdi. Odanın sadece kendi iç meseleleriyle değil, çiftçilerin sorunlarıyla da yakından ilgilendiğini ve bu durumun takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Ziraat mühendislerinin sahada çiftçiler için mücadele ettiğini, başka hiçbir meslek odasında görmediği bir dayanışma örneği sergilediklerini söyledi. Bu sayede mühendislik mesleğinin toplum nezdindeki değerinin artırıldığını dile getirdi.
Tarımsal üretim ve pazarlama konularında oda üyelerine her türlü desteği sunacaklarını garanti altına alan Gider, kurumlar arası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Kalkınma Ajansı, TKDK, KOSGEB ve Tarım İl Müdürlüğü gibi kurumların sağlayacaığı desteklerin aktif bir şekilde kullanılması gerektiğini belirtti. Üretim deseninin sürekli olarak yenilenmek zorunda olduğuna işaret ederek, bugün mucize gibi görülen ürünlerin yarın değerini yitirebileceğini örneklerle açıkladı. Yenice bölgesinde tütünün kalkmasının ardından biber üretimine geçişin yaşandığını ancak Balkanların da biber ekmeye başlamasıyla rekabet gücünün düştüğünü anlattı. Bunun yerine kilo veya gram başına yüksek fiyat getiren süs bitkileri gibi katma değerli sektörlere yönelmeyi önerdi.
Çanakkale’nin coğrafi yapısına da değinen Milletvekili Gider, iki yarımadadan ve iki adadan oluşan ilin turizm potansiyelinin yüksek olduğunu kabul etti. Ancak turizmin ikinci konut inşaatı anlamına gelmemesi gerektiğini, ilin bir beton yığınına dönüşmesine karşı olduklarını açıkça ifade etti. İmar planlarının dikkatle revize edilmesi ve tarım alanlarının herhangi bir isim altında işgal edilmesine kesinlikle karşı çıktığını söyledi. Ekoturizm kavramına本身 karşı olmadığını, ancak bu kavramın arkasına saklanarak rant elde etmeye çalışan kişilere karşı olduğunu vurguladı. Tarım topraklarının yok olması durumunda ne ekosistemin kalıcı olabileceğini ne de turizmin sürdürülebilir hale gelebileceğini savundu.
Konuşmasının son bölümünde tarımın stratejik önemenin altını çizen Gider, tarımı yalnızca katma değeri yüksek ürünler üzerinden değerlendirmenin yanlış olacağını söyledi. İkinci Dünya Savaşı döneminde teknolojik üstünlüğün değil, gıda ve tarım üretiminin nasıl belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekti. Günümüzde ise sadece iki ülke arasında çıkan bir çatışmanın bile küresel gıda tedarik zincirlerini nasıl sarstığını, buğday gibi her yerde yetişen temel ürünlerde dahi krizler yaşandığını hatırlattı. Bu nedenle ülkemizde tarımı her koşulda korumak, geliştirmek ve yaşatmak zorunda olduğunun altını çizerek sözlerini tamamladı.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuistecanakkalegazetesi.com