Azerbaycan'ın petrol milyoneri Ağa Musa Nağıyev'in yoksulluktan zenginliğe uzanan hayat hikayesi
Azerbaycan'ın tarihi petrol milyonerlerinden biri olan Ağa Musa Nagiyev'in yoksulluktan zenginliğe uzanan yaşam öyküsü, torunu Dilara Nagiyeva tarafından Moderator.az'a yapılan açıklamalarla yeniden gündeme geldi. Fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nagiyev'in küçük yaşlardan itibaren ağır işler yaptığı ve 3-5 kuruş için hamal olarak çalıştığı belirtildi. Zamanla biriktirdiği paralarla Balaxanı'da petrol çıkarımına elverişli bir arazi satın aldığı ve kuyu açtırdığı ifade edildi. Şansının da yardımıyla bu bölgede petrol fışkırdığı ve bu sayede dönemin en zengin 11 milyon sahibinden biri haline geldiği kaydedildi.
Ağa Musa Nagiyev'in kişi servetine ek olarak, Bakü'de tam 98 binanın inşasını üstlenmesiyle de tanındığı vurgulandı. Yaptırdığı binaların dış cephe taşlarına, hamal olarak çalıştığı döneme atfen sepet ve buğday çelenkleri motifleri işlendiği aktarıldı. Bu amblemlerin üzerine ayrıca "MN" harflerinin kazındığı ve milyonerin babasının saman satıcısı olduğunu, kendisinin de küçük yaşlarda 16 kiloluk hamal küfelerini taşıdığını asla unutmamak istemesinin bir simgesi olduğu belirtildi. Ailesine destek olmak amacıyla 11 yaşından itibaren yük taşımaya başladığı, 18 yaşına geldiğinde ise tarım yapma umuduyla bir arazi ve su kuyusu aldığı, ancak oradan petrol fışkırmasıyla işlerinin büyüdüğü dile getirildi.
Başarılarla dolu iş hayatının yanı sıra Ağa Musa Nagiyev'in derin acılar da yaşadığı ve oğlunu evlatlık aldığı bilgisi paylaşıldı. Eşi Selma Hanım ile çok güzel bir hayat kuran Nagiyev'in Ümbülbanu ve İsmayıl adında iki çocuğu bulunduğu, ancak 1906 yılında oğlu İsmayıl'ı kaybettiği aktarıldı. Oğlu İsmayıl'ın vefatının ardından acısını dindirmek için kardeşi Ağali'nin dört çocuğundan iki aylıkken birini evlatlık aldığı ve bir yaşına geldiğinde ona "kederden sonra gelen sevinç" anlamına gelen Ferec adını verdiği belirtildi. Ferec'in, milyonerin İsmayıl'ın ölümünün ardından yaşadığı hüznü unutmasına yardımcı olduğu ifade edildi.
Torunu Dilara Nagiyeva'nın açıklamalarına göre, evlatlık oğlu Ferec (Ağa Musa Nağıyev), babasının sağlığında tiyatro ve sanat alanlarına büyük ilgi duymuş ve ciddi yatırımlar yapmıştır. Ferec'in 200 hiciv şiiri ve ara oyunu yazdığı, çocukluğundan beri ise Garağeley (Karavezir) türüne özel bir merak beslediği bildirilmiştir. Garağeley hakkında 70 sayfalık bir senaryo hazırladığı; Kubada, Sabirabad'da, Derbent'te ve Aşkabat'ta tiyatroların kuruculuğunu, yöneticiliğini ve yönetmenliğini üstlendiği belirtilmiştir. Özellikle Novruz Bayramı'nda sergilenen geleneksel Garağeley gösterilerinin metinlerinin Ferec tarafından kaleme alındığı ve sanata harcadığı paranın eleştirilmesine karşın babasının bu durumu tamamen desteklediği eklenmiştir.
Ağa Musa Nagiyev'in mimari mirası ve bu yapıların günümüzdeki işlevleri de torununun anlatımlarıyla gözler önüne serilmiştir. Kur'an'da "çok inşa eden çok yaşar" inancından yola çıkarak 100 bina dikmeyi hedeflediği ve 70 yaşına geldiğinde 98 bina inşa ettiği ifade edilmiştir. Bu yapılardan en önemlilerinin, oğlu İsmayıl için İsviçre'deki bir yapıyı örnek alarak tasarladığı ve sağlığında ülkeye projesini getirdiği "İsmailiyye" binası olduğu vurgulanmıştır. Torunu tarafından keşfedilen 81 binanın 41'inde günümüzde üniversitelerin, resmi dairelerin, bakanlıkların ve hastanelerin hizmet verdiği aktarılmıştır.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuhttps