
Brezilya ve Japonya, Houston'da oynanan dram dolu bir maçta karşı karşıya geldiler ve bu mücadele, yıllardır merakla beklenen bir finalin habercisi gibiydi. Maçın ilk yarısında Japon ekibi, Hollanda karşısında uyguladığı taktiği birebir sahaya yansıtarak Brezilya'ya topu bıraktı ve savunmaya geçti. Japonların bloke ettiği alanlarda Brezilyalı yıldızlar, özellikle de Vinicius, etkili olamadı ve temposunu bulmakta güçlük çekti. İlk yarının tek kayda değer tehlikesi, Cunha'nın 13. dakikada sol ayağıyla çekti ve topu köşeden auta gönderdiği şut olarak kayıtlara geçti. Casemiro ise 15. dakikada gördüğü sarı kartla beraber maçın kaderini etkileyecek bir kısıtlamayla karşı karşıya kaldı.
Japonya, beklediği fırsatı 29. dakikada Danilo'nun orta sahada yaptığı kritik bir hatayla yakaladı ve hemen cezalandı verdiler. Topu kaparak kaleye aralıksız koşan Mainz'li futbolcusu Sano, sarı kart limitation'ı yüzünden müdahale edemeyen Casemiro'yu geride bıraktı. Defanstaki diğer Brezilyalı oyuncuların da geri çekilmek yerine hamle yapma konusunda kararsiz kalması, Japon futbolcuya ceza sahası dışından şık bir gol atma fırsatı sundu. Sano, ceza yayının üzerinden yaptığı sağ ayak vuruşuyla topu direğin dibinden ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Bu gol, Japon takımının kompakt ve disiplinli oyun planının meyvesi olarak değerlendirildi.
Maçın ikinci yarısına girilirken Brezilya teknik direktörü Carlo Ancelotti, oyunun gidişatını değiştirmek için kritik hamlelere imza attı ve Paquetá'nın yerine Endrick'i oyuna sürdü. Bu değişikliğin yanı sıra Vinicius'u sola çekerek, Cunha'yı ise santrfor pozisyonunda kullanan İtalyan teknik adam, takımına kanat ortaları ve kafa vuruşları üzerine kurulu klasik bir hücum organizasyonu emretti. Bu yeni düzende baskıyı artıran Brezilya, 52. ve 53. dakikalarda kaleci Suzuki'nin ve savunmanın son derece başarılı müdahaleleriyle golü bulamadı. Ancak 56. dakikada Gabriel'in sol kanattan ortaya gönderdiği topu, arka direkte iyi konumlanan Casemiro kaymaksızın ağlara göndererek skora denge getirdi.
Beraberlik golünün ardından Brezilya temposunu artırmaya devam etse de Japonya kalecisi Suzuki'nin muazzam kurtuşları sayesinde ikinci golü bulmak kolay olmadı. Suzuki, 58. dakikada Vinicius'un şutunda bir kez daha sahne olarak adeta bir kaleci kahramanı rolü üstlendi ve direkten dönen topun ardından takımını ayakta tuttu. Tüm bu baskıya rağmen Brezilya, temposunu düşürerek maçı kontrol altına alma stratejisine geçiş yaptı ve şampiyonlar gibi oynayarak topu çevirmeye başladı. Buna karşılık Japon teknik adam, daha da savunmacı bir düzene geçmek adına iki önemli oyuncusu Nakamura ve Doan'ı oyundan alarak onların yerine daha defansif oyuncuları tercih etti.
Maçın son anlarına kadar devam eden gergin tempo, Brezilya'nın derinlemesine baskısının sonuç vermesiyle son buldu. Ancelotti'nin inanılmaz oyun okuması ve değişiklikleri, maçın uzatma dakikalarda meyvesini verdi ve Martinelli 95. dakikada fileleri havalandırarak Brezilya'ya galibiyeti getirdi. Bu son dakika golü, Japon takımının savunmacı planına karşı gösterilen inanç ve ısrarcı hücum çabasının bir ödülü oldu. Maçın son düdüğüyle birlikte Brezilya, turnuvadaki yolculuğunu sürdürme hakkını elde ederken, Japon futbolcular sahayı büyük bir hayal kırıklığı içinde terk etti. Brezilya'nın tur atlaması, turnuvanın favorileri arasındaki yerini sağlamlaştırdığını ve takımın her şeye rağmen asla pes etmediğini kanıtlamış oldu.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuabc.es