İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Magazin

Çok sayıda insan ölmeli: Şu ana kadarki en eğlenceli İspanyol dizisi

El Comercio
WhatsApp

İspanyol komedi yazarı Victoria Martín'in 2017'de ilk kez kaleme aldığı ancak o zaman platformlarca ilgi görmeyen 'Se tiene que morir mucha gente' (Çok Sayıda İnsan Ölmeli) projesi, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra izleyici karşısına çıkmayı başarmıştır. Başlangıçta bir senaryo olarak tasarlanan ancak satılamadığı için romana dönüştürülen eser, 70.000'den fazla satarak büyük bir edebi başarıya imza atmış ve on bir baskı yapmıştır. Bu romanın yarattığı büyük etkileşim, aslında yıllar önce reddedilen senaryonun günümüzde popüler bir diziye uyarlanmasını sağlamıştır. Dizi, Latin Amerika'da da büyük ilgi görmüş ve Francisco Miño'nun eleştirisinde belirttiği gibi, yılın en eğlenceli İspanyol prodüksiyonu olma unvanını kısa sürede hak etmiştir. Bu süreç, tüketicilerin ve platformların bazen özgün ve cesur içerikleri değerlendirmesinde geç kalsa da, kaliteli hikayelerin zamanla kendi yolunu bulduğunu kanıtlayan güzel bir örnektir.

Dizinin hikayesi, yirmi yıl sonra bir araya gelen çocukluk arkadaşları Bárbara, Maca ve Elena'nın yaşamlarını merkezine alarak kesişen dünyaları ve krizlerini anlatmaktadır. Bárbara, umduğunu bulamadığı bir işte çalışan ve anksiyetesiyle boğuşan bir senarist olarak, kendi içindeki kargaşayı temsil ederken; Maca, hayallerinin peşinden koşmak yerine hayatını idame ettirmeye çalışan bir oyuncu adayıdır. Elena ise yaşça büyük ve zengin bir adamla evlenerek lüks bir hayata adım atmış olsa da, bu görüntünün ardında hissettiği tatminsizlik ve krizlerle mücadele etmektedir. Dizi, sadece 30'lu yaşlardaki kadınların krizlerini anlatmakla kalmayıp, 40'lı yaşlara geldiklerinde hayal ettikleri yerde olmayan kayıp bir neslin portresini çizmektedir. Yapım, izleyiciye her bölüm sonunda kolay bir çözüm veya manevi bir ders sunmak yerine, hayatın karmaşıklığını ve çıkmazlarını olduğu gibi yansıtma cesaretini göstermektedir.

Dizinin başarısının en büyük mimarlarından biri, gerçek hayatta da arkadaş olan Anna Castillo, Macarena García ve Laura Weissmahr'ın kurduğu uyumlu üçlüdür. Özellikle Anna Castillo'nun canlandırdığı Bárbara karakteri, karaktere entegre edilen ve 'kötü bilinç' görevi gören ergen versiyonuyla diziye eşsiz bir karekter katmaktadır. Berlin Film Festivali'nde ödül kazanan genç oyuncu Sofía Oerto'nun canlandırdığı bu alter ego, Bárbara'nın içindeki bastırılmış öfkeyi ve karanlık mizahı dışarı vurarak, sıradan durumları bile komik bir fıkraya dönüştürmektedir. Bu teknik, karanlık mizah unsurlarını hikayenin derinliğiyle harmanlayarak dizinin tonunu belirleyen en önemli özelliklerden biri haline gelmiştir. Her bir oyuncunun karakterindeki farklı dinamizm, Castillo'un patlamaları, García'nın sessiz direnci ve Weissmahr'ın umudunu bir araya getirerek dizinin ritmini ayıltlayan temel yapı taşıdır.

Teknik açıdan dizi, ikiyüzlülüğe ve modern hayatın getirdiği sahte çözümlere karşı sert ama samimi bir eleştiri getirmektedir. Görsel dil olarak karakterlerin soğuk renklerle tasvir edilmesi, çevrelerinin sıcaklığıyla tezat oluşturarak onların içindeki yalnızlığı vurgulayan estetik bir tercih olarak öne çıkmaktadır. Kurgu anlamında ise Enchufe TV veya Backdoor gibi modern komedi örneklerinden ilham alan keskin ve ani geçişler kullanılmıştır. Bu kesintiler, dramatik anların ortasına giren bir şaka gibi işleyerek izleyiciyi beklenmedik bir mizahla buluşturmakta ve diziye özgü ritmi oluşturmaktadır. Yönetmen ve yazar Victoria Martín'in kendi acılarından ve gözlemlerinden beslenerek yazdığı bu senaryo, mizahı üstten bir bakış açısıyla değil, içinden birinin deneyimiyle sunduğu için samimi ve etkileyici bulunmuştur.

Toplamda altı yarımşalık bölümden oluşan yapım, kısa ama yoğun içeriğiyle bir pazar öğleden sonrasında tek seferde tüketilebilecek kadar akıcıdır. Eleştirmenler tarafından 10 üzerinden 8 gibi yüksek bir puan alan dizi, izleyicide yarattığı tanımlama hissi sayesinde bu başarıyı hak etmektedir. Hikayenin tamamlanmamış olması ve ikinci sezon beklentisi, finalden duyulan memnuniyete rağmen parantez içinde kalan bir nokta olarak belirtilmiştir. Dizi, İspanyol toplumu ve daha geniş perspektifte modern bireyin içindeki baskıları anksiyeteyi bir dizi üzerinden ne kadar etkili ve gülünç bir dille anlatabileceğini göstermektedir.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuelcomercio.com

İlgili haberler