
Dünya Kupası'nın en güçlü şampiyonluk adaylarından biri olarak gösterilen İspanya, ilk eleme turunda Avusturya ile karşılaştı ve Alpler cumhuriyetine karşı tam bir hakimiyet kurarak 3-0'lık galibiyet aldı. Maç boyunca kontrolü elinden bırakmayan ve sahadaki varlığını hissettiren İspanya millî takımı, bu zorlu karşılaşmayı bir 'ödev' gibi tamamlamanın verdiği özgüvenle sahadan ayrıldı ve turnuvadaki son 16 takımı arasına kalmayı başardı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente, takımının sergilediği performanstan duyduğu memnuniyeti dile getirerek harika bir maç izlettiklerini ve bunun sonucunda son derece mutlu olduklarını belirtti. Galibiyeti getiren golleri kaydeden isimler ise maçın ikinci yarısında da etkisini gösteren Mikel Oyarzabal'ın attığı iki gol ve Pedro Porro'nun katkısı oldu.
Avusturya cephesinde ise maçın üzerinden geçtikten sonra Türkiye Süper Lig camiasından da tanınan Marcel Sabitzer gibi deneyimli isimler, sahadaki tabloya dürüstçe değerlendirmelerde bulunmaktan çekinmedi. Sabitzer, yapılan değerlendirmelerde İspanya'nın sahada oldukları takımdan net bir şekilde daha iyi oynadığını ve bu galibiyetin tamamen İspanya'ya ait olduğunu söyleyerek rakiplerini övdü. Benzer şekilde Avusturya'nın çalıştırıcısı Rangnick de, takımının turnuvadaki şanssızlığına değinerek elenmelerine rağmen rakiplerinin sıradan bir ekip olmadığını, aksine tamamen üst düzey bir takımla oynadıklarını ve galibiyetin hak edildiğini itiraf etti. Ancak Rangnick, kura çekimlerinin adaletli olmadığını savunarak takımlarının başka bir rakiple eşleşseydi farklı bir sonuç alabileceklerine dair inancını koruduğunu da sözlerine ekledi.
Bu maçın en dikkat çekici istatistiklerinden biri, hiç şüphesiz İspanya'nın filelerini koruyan kaleci Unai Simon'un kırdığı rekor olarak öne çıktı. Simon, başarılı performansını sürdürerek Dünya Kupaları tarihini kapsayan genel istatistiklerde 519 dakika boyunca kalesinde gol görmedi. Bu performansıyla, daha önce İtalyan efsane kaleci Walter Zenga'nın elinde bulundurulan 517 dakikalık 'en uzun süre gol yememe' rekorunu kırmayı başardı ve adını tarihimize altın harflerle yazdırdı. Simon'un bu başarısı, İspanya'nın turnuvadaki iddiasının sadece hücum hattında değil, savunma ve kalecilik performansında da ne kadar sağlam olduğunun en büyük kanıtı olarak gösterildi.
Mücadelenin ilk anlarından itibaren Avusturya, kaptan David Alaba önderliğinde sahadaki baskısını artırmaya çalıştı ve Sabitzer'in pasında oluşturulan ilk önemli pozisyonda Gregoritsch ile gole yaklaştı. Ancak bu pozisyondan bir sonuç alamayan Alpler ekibi, daha sonra İspanya'nın oyun kurucuları Yamal ve Olmo gibi isimlerin artan baskısı karşısında adeta savunma yapmaya zorlandı. Özellikle maçın ortalarına doğru İspanya'nın artan tempolu ataklarına karşı Avusturya kalecisi Schlager sürekli pozisyon vermeye başladı. İspanya'nın sürekli baskısına dayanamayan Avusturya savunması, Cucurella'nın pasında topla buluşan Oyarzabal'a engel olamadı ve şutunu ağlarla buluşturarak durumu 1-0 hale getirdi.
İlk yarıdan sonra da değişikliklere giden Avusturya teknik direktörü Rangnick, ikinci yarıya özellikle orta saha ve forvet hattını güçlendirerek başlamak istedi ve yeni hamleler yaptı. Ancak sahadaki taban değişmedi ve İspanya, oyun disiplininden kopmadan baskısını sürdürerek rahat bir galibiyet aldı. Baena'nın kullandığı köşe vuruşunda porro kafayı vurarak skoru 2-0'a taşıdı ve takımını büyük ölçüde rahatlattı. İspanya bu gole de yetinmeyerek maçın son anlarında da gol aramaya devam etti ve Yamal'ın şutunu Alaba çizgiden çalsa da topu ağlara gönderen yine Oyarzabal oldu ve durumu 3-0 yaptı. Gole gölge atmayan İspanya, ABD'nin Dallas kentinde oynanacak bir sonraki turda Portekiz ya da Hırvatistan ile eşleşme hakkı kazandı.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okustern.de