
Portekiz'de yaşayan göçmenlerin Dünya Kupası'nda Portekiz milli takımını desteklemeyeceği belirtiliyor. Bu durum, ülkede yaşayan Asyalılar, Avrupalı gurbetçiler ve Güney Amerikalılar, özellikle de büyük Brezilyalı topluluğu için geçerli. Yazar, Portekiz nüfusunun yüzde yirmisinin ve Lizbon sakinlerinin üçte birinin Cristiano Ronaldo ve takım arkadaşlarına tezahürat yapmayacağını iddia ediyor.
Bu durum kişisel bir mesele değil; göçmenlerin kendi ülkelerine olan bağlılıklarından kaynaklanıyor. Örneğin, Almanya'daki Türkler Alman takımını umursamazken, Paris'teki Kuzey Afrikalı topluluk Fransa'nın bir an önce elenmesini istiyor. Tercihen Fas, Senegal, Kongo veya Cezayir tarafından elenmeleri arzulanıyor.
Yazar, göçmenlerin bu tutumunu nankörlük olarak değil, tutarlılık olarak nitelendiriyor. Göç etmenin, kişinin sürekli olarak 'öteki' olarak etiketlenmesine yol açtığını vurguluyor. Bir göçmen, sadece mesleğiyle değil, aynı zamanda uyruğuyla da tanımlanıyor: Hintli şoför, Brezilyalı gazeteci, Ukraynalı doktor gibi.
Yazar, kendi oğlunun Portekiz'de doğup büyümesine rağmen Portekiz takımını değil, Brezilya'yı desteklediğini anlatıyor. Oğlunun, okulda ve günlük hayatta sürekli olarak Portekizli olmadığı hatırlatıldığı için bu tercihi yaptığını belirtiyor. Bu durum, göçmen çocuklarının aidiyet duygusunun ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak, yazar Portekizli arkadaşlarına sesleniyor: Göçmenlerin Dünya Kupası'nda Portekiz'i desteklemesini beklemeyin. Bu, kişisel bir düşmanlık değil, göçmenlik deneyiminin doğal bir sonucudur. Göçmenler, kendilerini sürekli olarak 'öteki' hisseden bireyler olarak, bir ay boyunca birdenbire Portekizli olamazlar.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuamensagem.pt