İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

Hiçbir Yapmamak: Hükümetler Kleptokratları Nasıl Koruyor?

Coda Story
WhatsApp

Bir Amerikan dış politikası tartışmasında Avrupa'nın küresel sahnede giderek artan bir şekilde marjinalleştiği ve önemsiz hale geldiği dikkat çekici bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Özellikle İngiltere'nin bu tartışmalarda anılma sebebi, hiçbir olumlu katkısı olmasından ziyade, küresel yolsuzluk şebekelerine ve klektokratlara sağladığı yardım ile sınırlı kalmaktadır. Trump sonrası dönemin şekilleneceği düşünülen bu uzun sohbetlerde, Batı Avrupa ülkelerinin dış politikadaki etkisizliği açıkça gözler önüne serilmiştir. Bu durum, sadece İngiltere'nin değil, tüm kıtanın küresel güç dengelerindeki değişen rolünü sorgulanır bir hale getirmektedir. Zira Avrupa'nın küresel meselelerdeki sessizliği ve eylemsizliği, otoriter rejimlerin ve yolsuzluk ağlarının işini kolaylaştıran başlıca faktörlerden biri olarak görülmektedir.

Bu bağlamda, eski Nijerya Petrol Bakanı ve bir dönem OPEC'in başında bulunan Diezani Alison-Madueke'nin İngiltere'de açılan yolsuzluk davası büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. İngiliz yetkililer, Alison-Madueke'nü yargılayarak küresel yolsuzlukla mücadelede kararlı olduklarını göstermeyi umut ediyorlardı; ancak süreç tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. İddialara göre Nijeryalı petrol müteahhitleri tarafından finanse edilen lüks bir yaşam süren eski bakan, Güneywark Taç Mahkemesi'nde açılan tüm suçlamalardan beraat etmiştir. Beraat kararının ardından ilahi bir müdahaleye atıfta bulunan bakanın bu açıklamaları, İngiliz yargı sisteminin uluslararası gözlerdeki güvenilirliğini daha da sarsmıştır. İddianamenin reddedilmesi, İngiltere'nin karmaşık rüşvet ve yolsuzluk davalarını başarıyla sonuçlandırma konusundaki kronik yetersizliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

İngiltere'nin suç soruşturmalarındaki bu başarısızlığı yeni bir durum değildir ve geçmişten gelen köklü bir soruna işaret etmektedir. Altı yıl önce, Kazakistan'ın eski cumhurbaşkanının kızı Dariga Nazarbayeva'nın Londra'daki varlıklarıyla ilgili açılan davada da benzer bir mağlubiyet yaşanmıştı. O dönemde Ulusal Suç Ajansı (NCA), deneyimli savunma avukatları karşısında tamamen hazırlıksız yakalanmış ve ağır bir hezimete uğramıştı. Bu olayların tekrarlanıyor olması, İngiliz kolluk kuvvetlerinin nitelikli eleman eksikliği ve yetersiz finansman gibi derin yapısal sorunlar yaşadığını açıkça kanıtlamaktadır. Hukuk uzmanları, bu son hezimetin, hükümetin kolluk kuvvetlerini karmaşık davalara hazırlamak için ciddi bir bütçe ve personel ayırması için bir uyanış çağrısı olması gerektiğini vurgulamaktadır.

İngiltere'nin mali sisteminden yararlanan tek isim Alison-Madueke değil, küresel çaptaki yolsuzluk şebekeleri de bu boşluklardan faydalanmaktadır. Son olarak, İran'ın yeni dini liderinin servetini Batılı bankalar aracılığıyla transfer ettiği iddiaları, Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı'nın radarına girmiş durumdadır. Bloomberg'in haberine göre, bu şüpheli işlemlere aracılık eden finansal kuruluşların merkezleri İngiltere, İsviçre, Lihtenştayn ve BAE gibi ülkelerde bulunmaktadır. İngiltere'nin Aralık ayında düzenlemeyi planladığı Yasa Dışı Finans Zirvesi, ülkenin bu konudaki eylemsizliğinin küresel çapta daha da fazla utanç verici bir hale gelmesine yol açabilir. Yine de İngiliz yetkililerin, Şirketler Ofisi kayıtlarını sıkılaştırmak için attığı kimlik doğrulama adımları, şeffaflığın sağlanması bağlamında küçük ama olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Hukukun uygulanmaması yoluyla yolsuzlukların fiilen meşrulaştırılması sorunu yalnızca İngiltere'ye özgü bir problem değildir; Amerika Birleşik Devletleri'nde de benzer tehlikeli eğilimler gözlemlenmektedir. Başkan Biden döneminde vergi kaçırmayla mücadele için İç Gelirler Serveti'ne (IRS) aktarılan 80 milyar dolarlık dev bütçe, sonradan yapılan yasal değişikliklerle büyük ölçüde budanmıştır. Cumhuriyetçilerin sert direnişi sonucunda zengin kesimlere yönelik denetim bütçesinde %91'lik bir düşüş yaşanmış, bu durum oligarşik yapıların finansal denetimden kaçmasına olanak tanımıştır. Hükümetlerin, ellerindeki kısıtlı imkanları kasıtlı olarak kötü kullanarak adeta 'yetersiz uygulama yoluyla yasallaştırma' yapması, küresel adalet sistemi için alarm zillerinin çalmasına sebep olmaktadır. Sonuç olarak, yasa uygulayıcı kurumlara yeterli kaynak ve siyasi destek sağlanmadığı sürece, küresel elitlerin yolsuzluk ve servet transferlerini durdurmak pratik olarak imkansız bir hedef olarak kalacaktır.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okucodastory.com

İlgili haberler