İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

İran Hürmüz Boğazı'nı Kapattı, ABD ile Gerilim Tırmandı

Valor Econômico
WhatsApp

İran, yetkisiz bir rotadan ilerlediğini ve deniz güvenliği için tehdit oluşturduğunu iddia ettiği bir gemiye ateş açmasının ardından Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nden yapılan açıklamaya göre, söz konusu gemi identification sistemlerini kapatmış durumdaydı ve uyarılara rağmen rota değiştirmeyi reddeden diğer bazı gemiler de benzer şekilde müdahaleye maruz kaldı. Tahran yönetimi, "yeni bir bildirime kadar" ve "Bölgedeki ABD müdahalesi sona erene kadar" boğazın kapalı kalacağını kesin bir dille vurguladı. Bu karar, halihazırda yüksek seviyelerde seyreden küresel gerilimi daha da alevlendiren bir hamle olarak değerlendiriliyor. Batılı gözlemciler ise bu kapatma işleminin uluslararası ticaret ve enerji tedarik zincirleri üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekiyor.

İran tarafından yapılan resmi açıklamalarda, herhangi bir misilleme girişiminin "sert" bir şekilde yanıtlanacağı ve bölgedeki yeni düşman üslerinin doğrudan hedef olabileceği uyarısı yapıldı. Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri İran'dan gemilere yönelik saldırıları herkese açık bir şekilde durduracağını taahhüt etmesini ve boğazdan vergi veya harç alınmadan serbest dolaşım garantisini sunmasını talep etti. Her iki tarafın da askeri ve diplomatik söylemlerde bulunması, çatışmanın boyutunun hızla büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor. Taraflar arasındaki bu restleşme, uluslararası toplumun büyük endişeyle takip ettiği kritik bir eşiği temsil ediyor. Bölgesel güçlerin de dahil olduğu bu kriz, kontrol altına alınmadığı takdirde daha geniş çaplı bir askeri çatışmaya dönüşme riski taşıyor.

Tüm bu askeri tırmanışa rağmen, ABD Başkanı Donald Trump Cuma günü Washington ve Tahran'ın müzakerelere devam etmesi konusunda anlaştıklarını ifade etti, ancak mevcut ateşkesin sona erdiğini de ayrıca deklare etti. Bu karmaşık diplomatik manzarada, Reuters'a konuşan İran kaynakları; İran, ABD, Katar ve Pakistan'ın Umman arabuluculuğunda görüşmelere devam etme konusunda mutabık kaldığını ortaya koydu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişini sağlayacak mekanizmaları tartışmak üzere Umman'ın başkenti Maskat'ta Ummanlı mevkidaşı ile bir araya geldi. Umman'ın resmi haber ajansı ise bu teknik ve siyasi seviyedeki diyalogların süreceğini ve tarafların bir çözüm yolu arayışında olduğunu doğruladı.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılarla başlayan çatışma, Basra Körfezi'ndeki gerilimi altüst ederek küresel bir kriz haline geldi. Savaş öncesinde dünyada ticareti yapılan petrolün yaklaşık yüzde yirmisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği biliniyordu ve İran'ın dayattığı bu navigasyon kısıtlamaları enerji fiyatlarında şiddetli bir yükselişe neden oldu. Fiyat artışları sadece bölgesel piyasaları değil, aynı zamanda zaten kırılgan olan küresel enflasyon beklentilerini de ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Krizi çözmek amacıyla Umman, boğazın Umman sularında bulunan güney koridorunu serbest bırakan, ancak İran karasularındaki kuzey koridorunu kullanacak gemiler için Tahran'ın ön onayını şart koşan bir ön teklif sundu. Ayrıca hafta başında Katar ve Suudi Arabistan'a ait üç ticari tanker saldırıya uğraması ve ardından ABD'nin İran tesislerini bombalaması, karşılıklı askeri eylemlerin ne kadar vahim boyutlara ulaştığını açıkça gösterdi.

Krizin diplomatik ve askeri boyutunun ötesinde, bölgede siyasi ve ideolojik gerilimler de had safhaya ulaştı; eski İran lideri Ali Hamaney'in 28 Şubat'taki cenaze törenlerinde yeni lider Mucteba Hamaney'in ölümüne intikam yemini ettiği bir mesaj okundu. Bu metin, intikamın "İran'ın başına ne gelirse gelsin" alınacağını sert bir dille vurgulayarak çatışma ruhunu daha da harladı. Aynı dönemde Başkan Trump, İran'ın kendisini suikast girişiminde bulunması halinde orduya binlerce füze ile misilleme yapma emri verdiğini belirtti ve bu iddiaları İsrail istihbaratının da desteklediğini ekledi. Cenaze törenlerinde ABD başkanının ölümünü savlayan pankartlar açan göstericilerin varlığı ise halk nezdindeki düşmanlık seviyesini gözler önüne serdi. Analistler, İran'ın doğrudan üstlenmediği ancak sistematik olarak uyguladığı gemi saldırılarının, bu çok boyutlu krizde diplomatik pazarlıkta kullanılan bir baskı aracı olduğunu değerlendiriyor.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuvalor.globo.com

Bu olay diğer kaynaklarda · 8

Turkey3United KingdomIndiaru

İlgili haberler