İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

İspanya'da Tarihi Kriz: Guardia Civil Komutanı González İlgili Görevden Alınmadı

La Razón
WhatsApp

İspanya'da güvenlik güçleri içindeki hukuki ve siyasi kriz derinleşerek devam ediyor; Mercedes González'in suçlanması, kurum tarihinde bir benzeri daha önce görülmüş olan Luis Roldán skandalını hatırlatarak büyük bir yankı uyandırdı. María Gámez'in 2023 yılında丈夫'ın yolsuzluk soruşturmasına karışması nedeniyle istifa etmesi, kurumun siyasi kanatlarındaki ilk büyük kırılma olarak kayıtlara geçmişken, şimdi dönemin Genel Direktörü González ile Operatif Genel Direktör Yardımcısı Manuel Llamas'ın 'PSOE'nin çamur acumaları'na karışmak ve adli soruşturmaları engellemekle suçlanması durumu çok daha ciddi bir boyuta taşıdı. Ulusal Mahkeme Yargıcı Santiago Pedraz'ın bu kararının ardından İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, hakkında soruşturma yürütülen iki üst düzey yetkiliye olan güvenini sürdürdüklerini ve görevlerine devam edeceklerini açıklayarak siyasi ve hukuki çevrelerde şok etkisi yarattı ve 'skandal' nitelendirmelerine yol açtı. Bu süreç, İspanya'da güvenlik bürokrasisi ile siyaset arasındaki ilişkilerin ve hesap verebilirlik mekanizmalarının işleyişine dair ciddi soru işaretleri ortaya atarken, kamuoyu gözleri de bu iki ismin akıbetine çevrildi. Tüm bu gelişmeler, yolsuzluk iddiaları ve adli süreçlerin kurumun itibarı üzerindeki tahribatı konusunda ciddi endişeleri beraberinde getirdi ve durumun vehameti tüm netliğiyle ortaya kondu.

González'in görevden alınmaması ve Bakan Marlaska'nın verdiği 'güven' mesajı, Guardia Civil bürokrasisi içinde ve kamuoyunda infiale yol açarak kurumsal krizi daha da derinleştirdi. Emekli ve görevdeki üst düzey subaylar ile mesleki dernekler, tarihsel bir benzerlik yaparak Gámez'in çok daha ciddi olmayan nedenlerle dahi istifa etmek zorunda kaldığını hatırlatarak González ve Llamas'ın görevlerinde kalmalarının 'artık sürdürülemez' olduğunu vurguladılar. Jucil (Justicia Guardia Civil) başta olmak üzere beş büyük meslek örgütü, konuyla ilgili yaptıkları ortak açıklamada, yöneticilerin 'örnek davranış' ilkesini ihlal ettiklerini ve kurumun saygınlığını zedelediklerini belirterek şimşekleri üzerine çektiler. 'Bardak taşma noktasına ulaştı' ifadelerine yer veren bu örgütler, adalet mekanizmasına duyulan güvenin sarsılmaması adına soruşturulan kişilerin görevlerinden derhal ayrılmaları gerektiğini talep ettiler. Bu sert tepkiler, kurumun kendi iç dinamiklerinin, iddiaların ağırlığı karşısında siyasi iradeyle nasıl çeliştiğinin en açık göstergesi olarak değerlendirildi ve durumun aciliyeti bir kez daha teyit edildi. Özellikle yargı kararının ardından sessiz kalınması ve tedbir alınmaması, kurum hiyerarşisindeki bağımsızlık tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

İspanya'nın en köklü güvenlik kuruluşlarından biri olan Guardia Civil'nın tarihine baktığımızda, bir Genel Direktör hakkında soruşturma yürütülmesi pek de yaygın görülen bir durum değil ve bu durum kurumun tarihsel geçmişiyle de önemli bir paralellik taşıyor. Mercedes González, suçlanan ikinci genel müdür olarak, 1990'larda 'kışlaların tadilatı' adı altında milyonlarca avroluk rüşvet alarak zengin olduğu ve ardından İspanya'dan kaçarak Fransa'da basın mensuplarınca bulunan Luis Roldán'ın gölgesinde kaldı. Roldán skandalı, kurumun tarihindeki en kara leke olarak anılırken, şimdi González'in de benzer bir yolsuzluk ve görevi suiistimal iddialarıyla yargı önüne çıkması, Guardia Civil'nın itibarı için 'ikinci bir büyük kriz' olarak nitelendirildi. Roldán'ın öyküsü, dönemin hükümetlerini de sarsmış ve kurumun üst yönetiminde ciddi değişiklikler yapılmasına neden olmuştu; şimdi ise benzer bir tablonun tekrarlanmaması için sert uyarılar yapılıyor. Tarihsel bu benzerlik, kurum içindeki 'temizlik' çağrılarını ve reform isteklerini daha da güçlendirdi. Roldán'ın kaçışı ve teslim olması sürecinde yaşananlar, İspanya'da yargı ve polis teşkilatları arasındaki ilişkilere dair güveni zedelemiş ve bu güvensizliğin tamamen giderilmesi yıllar sürmüştü.

Mesleki derneklerin ve sendikaların ortak açıklamalarında vurguladığı en temel nokta, adli süreç ve soruşturmaların sadece alt kadrolar için geçerli olmaması gerektiği ve üst yönetimin de 'istemeden olsa' da soruşturma sürecinde görevde kalmasının kurumsal itibarı zedelediği yönünde oldu. Augc (Asociación Unificada de Guardias Civiles) ve diğer örgütler, herhangi bir sıradan gardiyanın üniforması ile ilgili en ufak bir soruşturmada bile görevden uzaklaştırıldığını, ancak Genel Direktör ve DAO gibi en üst makamların bu tür ağır suçlamalara rağmen korunmasının 'çifte standart' olduğunu açıkça eleştirdiler. Guardia Civil Kanunu'nun 92. maddesine atıfta bulunan yetkililer, bir suçlamayla ilgili yargı süreci başladığında ilgili kişinin görevden geçici olarak uzaklaştırılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu ve bunın uygulanmamasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını savundular. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının her iki ismin de şüpheli olarak yargılanmasını talep etmesi, siyasi bir operasyon iddialarını da güçsüzleştirerek durumu netleştirdi ve soruşturmanın ciddiyetini ortaya koydu. Hukukçular, bu tür soruşturmaların selameti için geçici görevden uzaklaştırma uygulamasının kaçınılmaz olduğunu belirttiler. Örgütler, 'suçluluk kararı değil, soruşturma sürecinin gereği olarak' istifa çağrısında bulunduklarını ve suç duyurusunun kişilerin itibarı ile soruşturmanın tarafsızlığı açısından sakıncalı olduğunu defalarca yinelediler.

Önümüzdeki günlerde İspanya gündemini, bu iki üst düzey yetkilinin akıbeti ve hükümetin konuya ilişkin alacağı tavır belirleyecek ve siyasi dengeler yeniden şekillenecek. Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı'nın, muhalefet partilerin ve kendi içindeki mesleki örgütlerin baskısına karşı sürdürdükleri 'güçlü duruşlarını' ne kadar koruyabilecekleri merak konusu olurken, González ve Llamas'ın istifa etmeme durumunda mecliste gündemleşecek olan 'gensoru' tartışmaları iktidarı ciddi anlamda sıkıştırabilir. İspanya basınında çıkan yorumlarda, hükümetin bu kez 'gözyumu' yapmasının, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay'ın kararlarına rağmen mümkün olmadığı ve gereğinin yapılmasının sadece hukuki bir zorunluluk değil, siyasi bir hayatta kalma mücadelesi olduğu vurgulandı. Bu olay, İspanya'da güvenlik güçlerinin siyasallaşması ve yargı bağımsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirirken, kurumun içindeki 'çıban' olarak nitelendirilen çürümelerin temizlenip temizlenmeyeceği büyük bir belirsizlik ve merakla bekleniyor. Halkın gözünde polis ve yargıya duyulan güvenin zedelenmemesi adından atılacak adımların 'siyasi kaygılardan arındırılmış' olması gerekiyor.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okularazon.es

Bu olay diğer kaynaklarda · 1

Spain

İlgili haberler