İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Ekonomi

Japonya'nın Yeni Ekonomi Stratejisi ve Eski Medyanın Piyasa Mitleri Üzerine Bir İnceleme

Sankei Shimbun
WhatsApp

Japonya'nın yeni lideri Sanae Takaichi'nin "sorumlu aktif maliye politikası" yoluyla ekonomik canlanmayı hedefleyen vizyonunun önünde, piyasaFnın ve eski medya kuruluşlarının oluşturduğu büyük bir set bulunmaktadır. Geleneksel ekonomi medyası, Takaichi'nin genişleyici mali politikalarının yenin değer kaybetine ve faiz oranlarının yükselmesine yol açacağı konusunda ısrarcıdır. Bu eleştirel yaklaşım, ekonomide daralmayı ve kemer sıkma politikalarını savunan direnç güçleri cesaretlendirmektedir. Ancak yazar, medyanın ve piyasa spekülatörlerinin bu denli yücelttiği piyasa kavramının aslında belirsiz ve ele geçirilemez bir hayalden ibaret olduğunu savunmaktadır. Takaichi hükümeti ise vergi indirimleri ve stratejik büyüme yatırımları ile ülkeyi yeniden canlandırmak için kararlı bir duruş sergilemektedir.

Ekonomi tarihine bakıldığında, 18. yüzyılda Adam Smith tarafından kavramsallaştırılan "görünmez el" teorisi, serbest piyasanın arz ve talebi mükemmel bir şekilde dengeleyeceğine inanıyordu. Ancak bu altın standardı dönemindeki teorik yaklaşım, 1971'de A Başkanı Nixon'ın doların altına dönüştürülebilirliğine son vermesiyle tamamen değişti. Bu kırılma noktasından itibaren paranın altın karşılığı kalktı ve finansal varlık piyasaları inanılmaz bir hızla genişleme potansiyeli kazandı. Reagan döneminden bu yana deregülasyon politikalarıyla büyüyen finansal ekonomi, 2008 küresel finansal krizine yol açan devasa balonlar oluşturdu. Bugün ise merkez bankalarının müdahaleleri ve yapay zeka gibi teknolojik devrimlerle finansal piyasalar, reel ekonomiden tamamen kopuk bir şekilde büyümeye devam etmektedir.

Makalede reel ekonomi ile finansal ekonomi arasındaki devasa boyut farkı çarpıcı bir şekilde vurgulanmaktadır. Reel ekonomiyi temsil eden küresel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) yaklaşık 86 ila 100 trilyon dolar civarındayken, finansal ekonomi yüzlerce hatta binlerce trilyon dolarlık devasa bir hacme ulaşmıştır. Türev ürünler ve spekülatif işlemlerle şişen bu sanal ekonomi, aslında insanların günlük hayatta kullandığı gerçek parayla aynı renge sahip olduğu için tehlikelidir. Japonya gibi A dolarının küresel hegemonyasından doğrudan etkilenen ve Japon yeni gibi ikinci planda kalan bir para birimine sahip ülkeler için bu durum daha da risklididir. Finansal piyasalardaki herhangi bir balonun patlaması, Japon reel ekonomisinde onarılmaz ve yıkıcı hasarlar bırakma potansiyeline sahiptir.

Japonya'nın 1990'lardaki balonun patlamasının ardından çektiği on yıllık sürecin temelinde, reel ekonominin çöküşü ve paranın sistemde yeterince dönmüyor olması yatmaktadır. Geleneksel ekonomi medyası, piyasaların her zaman rasyonel olduğuna dair sarsılmaz bir inanca sahip olmaya devam etmekte ve Japon hükümetinin cesur adımlarını kötülemektedir. Örneğin medya, Japon yeni değer kaybı veya olası A faiz artışları gerekçesiyle Takaichi hükümetinin gıda ve içeceklerdeki KDV indirimleri ile büyüme odaklı harcama politikalarını şiddetle eleştirmektedir. Ancak gerçek verilere bakıldığında, Japonya'nın mali dengesi G7 ülkeleri arasında oldukça sağlıklı bir konumda bulunmaktadır. Hükümetin temel bütçe dengesi bile fazla vermiş olup, Takaichi yönetimi GSYİH'ye oranla devlet borç stokunu azaltma konusunda net bir yol haritası çizmektedir.

Japonya'nın vergi gelirlerindeki artış ve mali açığın küçülmesi trendi, aslında 2020 yılında dönemin Başbakanı Shinzo Abe'nin hayata geçirdiği eşi görülmemiş aktif maliye politikalarının bir sonucudur. Pandemi sürecinde halka doğrudan nakit yardımları ve küçük işletmelere verilen devasa destekler, iç talebi canlandırmış ve hızlı bir ekonomik toparlanma sağlamıştır. Şirketlerin fiyat artışlarını tüketicilere yansıtabildiği bu yeni dönemde, ücret ve fiyatlar arasında pozitif bir döngü oluşmaya başlamış ve Japonya "kayıp onyıllar"dan çıkışın eşiğine gelmiştir. Takaichi'nin büyüme stratejisinin bu noktada devreye girmesi, ülke ekonomisi için bulunmaz bir fırsat sunarken; medyanın kemer sıkma ve faiz artırımı gibi geçmişin başarısız reçetelerini dayatması büyük bir tehlike yaratmaktadır. Yatırımları yurt dışına kaçıran şirketleri yeniden iç pazara yönlendirecek bu yeni vizyonin başarısı, Japon yeni istikrara kavuşturacak; ancak bunun için eski medyanın derin piyasa körü inançlarından hızla vazgeçmesi şarttır.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuSankei Shimbun

İlgili haberler