İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

Kara Para Aklama İngiliz Siyasetini Nasıl Yeniden Şekillendirebilir?

openDemocracy
WhatsApp

İngiltere'nin siyasi gündemi, geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen ve kıran kırana bir rekabete sahne olan Makerfield ara seçimlerinin ardından şekillenmeye devam ediyor. İşçi Partisi'nin düşük anket oranlarına ve parti içi çeşitli sorunlarına rağmen, sağcı Reform UK partisinin lideri Nigel Farage'ın büyük bir zafer kazanabileceği yönünde güçlü beklentiler vardı. Ancak beklenenin aksine, İşçi Partisi'nin başarılı adayı Andy Burnham, rakiplerine açık bir fark atarak oyların yüzde 55'ini elde etti. Bu beklenmedik büyük zafer, Burnham'ın bir sonraki ay başbakanlık görevini devralması için güçlü bir zemin hazırladı. Sonuçlar yalnızca İşçi Partisi için değil, aynı zamanda Liberal Demokratlar ve Zack Polanski liderliğindeki Yeşiller Partisi için de siyasi dengelerin ne kadar hızlı değişebildiğini gözler önüne serdi.

Seçim sonuçlarının arka planına bakıldığında, İşçi Partisi'nin zaferinde son günlerdeki kapı kapı dolaşan binlerce gönüllünün ve Burnham'ın kişisel popülaritesinin etkisi büyük oldu. Reform UK'nin adayının zayıflıkları ve Farage'ın kendi içindeki sorunları, seçmenin kararını belirleyen önemli faktörler arasında yer aldı. Ayrıca, eski bir Reform milletvekili olan Rupert Lowe tarafından kurulan ve daha aşırı sağ bir çizgiye sahip olan Restore Britain partisi, Farage'ın oylarını ciddi şekilde böldü. Reform ve Restore Britain partilerinin birleşik oyları dahi İşçi Partisi'nin gerisinde kaldı. Öte yandan, Yeşiller ve Liberal Demokrat seçmenlerin Reform'a karşı stratejik bir şekilde oy kullanması da sağın yenilgisinde belirleyici oldu. 2029'da yapılması planlanan genel seçimlere doğru İngiliz siyasetinde bu derecede bir oynaklığın ve belirsizliğin yaşanması, gelecekteki ittifaklar ve seçmen davranışları üzerindeki tartışmaları alevlendirdi.

Seçim sonrası dönemde İngiliz siyasetinin rotasını çizecek en önemli unsurlardan biri, Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski'nin sergilediği cesur ekonomik duruştur. Polanski'nin ilerici ve radikal ekonomik politikaları, son on yıllarda İngiltere'de nadiren görülen bir siyasi cesareti temsil ediyor. Bu durum, 2017'de o dönemki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn tarafından hazırlanan ve neoliberalizme meydan okuyan seçim beyannamesini akıllara getiriyor. O dönemde 'çoğunluk için, azınlık değil' sloganıyla ortaya çıkan bu yaklaşım halk arasında beklenmedik bir popülarite yakalamış ve eski Başbakan Theresa May'i zor duruma düşürmüştü. Corbyn'in bu başarısı, sağcı medya kuruluşlarının kişiye yönelik ve sistematik karalama kampanyalarını tetiklemiş, benzer bir medya saldırısı şimdi de Polanski ve Yeşiller Partisi üzerinde 'eko-açılar' gibi küçümseyici ifadelerle başlatılmış durumda. Bu durum, İngiliz elit sisteminin statükoya meydan okuyan her türlü siyasi harekete derhal müdahale etmeye hazır olduğunun açık bir kanıtı olarak yorumlanıyor.

Öte yandan Reform UK partisi, 'sıradan halkın partisi' ve 'elit karşıtı' imajını korumakta giderek artan bir zorluk çekiyor. Farage, milletvekili olduğu süreçte yaptığı diğer işlerden bir milyondan fazla sterlin kazanarak meclisin en çok kazanan üyesi konumuna geldi. Ayrıca, vekilharcı Richard Tice ve eski başkan Zia Yusuf gibi partinin üst düzey isimlerinin de milyonerler olması, partinin iddia ettiği halkçı tabanla büyük bir tezat oluşturuyor. 2019'dan bu yana partiye yapılan 45 milyon sterlinlik bağışın 32 milyonunun yalnızca dört varlıklı kişiden gelmesi, Reform'un elit finansmanına olan bağımlılığını gözler önüne seriyor. Buna rağmen partinin sistemden memnun olmayan seçmen kitlesi arasında hala güçlü bir desteğe sahip olması, İngiliz toplumundaki derin siyasi kutuplaşmayı ve seçmenlerin ekonomik öfkesini gösteriyor.

Yeni başbakan olacak Andy Burnham'ın İşçi Partisi'ni daha ilerici bir çizgiye çekme ve 'çoğunluğu' gerçekten savunma konusunda ciddi bir sınav beklediği aşikar. Ancak Burnham'ın, kıdemli lobicisi James Purnell'i genel başkan yardımcısı olarak ataması, partinin sol kanadında ciddi şüphelere ve eleştirilere yol açtı. Zack Polanski dahi bu atamayı eski liderlerin taklit edilmesi olarak değerlendirerek eleştirdi. İşçi Partisi, Yeşiller veya Liberal Demokratlar gibi mevcut statükoya meydan okumaya çalışan herhangi bir partinin İngiliz siyasetinde kalıcı bir sıçrama yapması son derece güç görünüyor. Bu bağlamda, gazeteci John Lanchester tarafından da vurgulanan, devletlerin burnunun dibinde dönen milyarlarca sterlinlik devasa kara para aklama sorunları, ilerici bir partinin işaret edebileceği en güçlü konu olarak öne çıkıyor. Bu sistemsel yolsuzluk ve kara para aklama meselesi, İngiliz siyasetinde yeni bir dönemin ve radikal değişim taleplerinin kapısını aralayabilir.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuopendemocracy.net

Bu olay diğer kaynaklarda · 4

United Kingdom3Belgium

İlgili haberler