Kıbrıs, AB'nin havacılık yardımlarını kısıtlama planı karşısında izolasyon riskiyle karşı karşıya

Avrupa Komisyonu'nun havacılık sektöründeki devlet yardımları yönergelerini gözden geçirmesi, Brüksel'de teknik bir prosedür olarak görünse de, Kıbrıs için hayati bir önem taşıyor. Ada, karayolu veya demiryolu bağlantısı olmadığı için havacılık, Avrupa ile kurulan tek bağın temsilcisi ve ekonominin can damarı konumunda. Komisyonun önerdiği yeni çerçeve, sektördeki kamu finansmanını önemli ölçüde azaltmayı, yeni rota teşviklerini tamamen kaldırmayı ve yeşil geçiş için sıkı kurallar getirmeyi hedefliyor. Bu durum, 2025'te 10,7 milyon yolcuya hizmet veren Larnaka ve Lefkoşa havalimanlarının tek alternatif olduğu Kıbrıs'ı coğrafi ve ekonomik izolasyon riskiyle yüzleştiriyor.
Onaylanması beklenen yeni kurallar, havalimanlarına ve uçuş hatlarına sağlanan destekleri daraltarak sektöre daha az kamu kaynakları ayrılmasını öngörüyor. Buna göre operasyonel destek, sadece yıllık yolcu kapasitesi bir milyonun altında olan havalimanlarına 2032 yılına kadar geçici olarak verilecek, sonrasında ise bu sınır 500 bine düşecek. Yatırım destekleri ise üç milyon yolcuya kadar olan havalimanlarıyla sınırlı kalacak ve daha düşük tavanlarla uygulanacak. En kritik değişiklik ise, piyasaların kendi kendine yeni bağlantılar kuracağı argümanıyla, yeni hatların başlatılması için sağlanan teşviklerin tamamen ortadan kaldırılmasıdır.
Kıbrıs hükümeti, Brüksel'de nisan ayında yürürlüğe girecek yeni kurallar öncesinde bu süreci aktif bir şekilde takip ederek müzakere masasına oturuyor. Başkent Lefkoşa, ada havalimanlarının 'toplumsal ve bölgesel uyum altyapısı' olarak resmen tanınmasını, ada ülkeleri için yeni rota teşviklerinin sürdürülmesini ve daha adil 'başına düşen yolcu' kriterinin uygulanmasını talep ediyor. Komisyonun yayınlanan taslağı, havalimanlarının 'etki alanı' yarıçapını 100 kilometreden 150 kilometreye çıkarırken, Kıbrıs bu uygulamanın ada bağlantılarını zayıflatacağı endişesiyle geçiş dönemlerinin 2035 yılına kadar uzatılmasını istiyor.
Sektördeki destek araçlarının ada özel durumu gözetilmeksizin daraltılması halinde, maliyet artışlarının doğrudan bilet fiyatlarına yansıması bekleniyor ve bu durum turizm sektörünü, eğitim için seyahat eden öğrencileri ve çalışan ciddi anlamda olumsuz etkileyecek. Kıbrıs gibi kıtasal karayolu veya demiryolu ağına bağlı olmayan bir ülkede, hava ulaşımı bir tercih değil, vatandaşların ve ekonominin hayatta kalması için temel bir altyapıdır. 2025 yılında adaya gelen 10,7 milyon yolcu, nüfusun yaklaşık 920 bin olması nedeniyle kişi başına düşen yolcu sayısının 11'i geçmesiyle Avrupa Birliği'nde nadir görülen bir orana işaret ediyor.
Kıbrız'ın sunduğu veriler, turizmin gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturduğunu ve seyahatle bağlantılı geniş ekonominin beşte birinden fazlasını kapsadığını gösteriyor. Özellikle Paphos havalimanında yaşanan artış ve uzayan turizm sezonu, ada ekonomisinin dış dünyaya açılmasında hava taşımacılığının kritik rolünü gözler önüne seriyor. Ülke, uzak bir bölge statüsünü ve demiryolu eksikliğini göz önüne alarak, Komisyonun taslağına altı spesifik öneri sunarak, kış aylarındaki bağlantının korunması ve turizm pazarlarının çeşitlendirilmesi adına yeni rota teşviklerinin muaf tutulmasını talep ediyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuen.philenews.comBu olay diğer kaynaklarda · 1
- İspanya'nın Tek Ağ Modeli, Malaga'yı Havacılıkta Zirveye TaşıyorThe Korea Herald·