İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

Kızılderili Kabilelerinin Colorado Nehri Su Hakları Anlaşması Komşu Eyaletler tarafından Engelleniyor

ProPublica
WhatsApp

Amerika Birleşik Devletleri tarihindeki en büyük Kızılderili su hakları anlaşması, komşu eyaletlerin itirazları nedeniyle Kongre'de onaylanamıyor. Navajo, Hopi ve San Juan Güney Paiute kabilelerinin on yıllardır süren müzakereler sonucunda elde ettiği bu tarihi mutabakat, Kuzey Arizona'daki yerli halkın suya erişimini güvence altına almayı amaçlıyordu. Ancak Colorado, New Mexico, Utah ve Wyoming eyaletleri, anlaşmanın yasalaşmasına çeşitli endişelerini gerekçe göstererek karşı çıkıyor. Bölgedeki evlerin üçte birinin hâlâ akan suya sahip olmadığı düşünüldüğünde, bu engelleme yerli topluluklar için hayati bir kriz anlamına geliyor. Dolayısıyla, suya erişim en temel insan hakkı iken, bu haktan mahrum bırakılan binlerce insanın kaderi siyasi bir çıkmazın merkezinde sıkışıp kalmış durumda.

Colorado, New Mexico, Utah ve Wyoming'den oluşan ve Üst Havza olarak bilinen eyaletler, Arizona, California ve Nevada'dan oluşan Alt Havza eyaletleriyle nehri paylaşma kuralları konusunda bir anlaşmazlık içindeler. Colorado Nehri, yaklaşık kırk milyon insanın su ihtiyacını karşılayan kritik bir kaynak olmasına rağmen, iklim değişikliği ve artan kuraklık baskısı nedeniyle giderek küçülmeye devam ediyor. Üst Havza eyaletleri, Kızılderili kabilelerine verilecek su haklarının kendi paylarına düşen sudan kesinti yaratacağından endişe duyuyorlar. Her iki siyasi parti yönetimi altındaki Beyaz Saray ve Kongre ise tüm taraflar bir uzlaşıya varana kadar bu yerleşimi onaylammayı reddetme eğiliminde. Bu durum, nehrin gelecekteki yönetimi ile suyun adil dağıtımı konusundaki ulusal tartışmaları daha da alevlendiriyor.

Krizin insani boyutu, 83 yaşındaki Marilyn Tewa'nın günlük yaşam mücadelesinde acı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Hopi Kabile Konseyi üyesi olan Tewa, su hakları anlaşmasının gerçekleşmesi için yoğun bir şekilde çalışmasına rağmen, kendi Mishongnovi köyünde dahi temel içme suyuna erişimden yoksun yaşıyor. Tewa ailesi ve komşuları, evlerinde musluk ve iç tesisat olmadığı için塑料 büyük kaplarda su depolamak ve portatif tuvaletler kullanmak zorunda kalıyorlar. Tewa, hayatta kalmalarını sağlayan suyu elde etmek için iki günde bir kamyonetine beş galonluk kovaları doldurup, hayvanlar için inşa edilmiş bir yeldeğirminden gelen yeraltı suyunu almak üzere beş mil yol kat ediyor. Bu zorluklar, anlaşmanın sadece yasal bir metin değil, aynı zamanda binlerce insanın onurlu ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için kritik bir gereklilik olduğunu kanıtlıyor.

Northeastern Arizona Indian Water Rights Settlement Act olarak bilinen yasa tasarısı, sadece su haklarını çözmekle kalmayıp derin altyapı yatırımlarını da içeriyor. Tasarı kabul edilirse, suların rezervasyonlara taşınması için gerekli altyapının inşası amacıyla yaklaşık beş milyar dolarlık federal fon ayrılacak ve bu sayede yerel halkın suya kesintisiz erişimi sağlanacak. Ayrıca bu tarihi adım, San Juan Güney Paiute kabilesi için bağımsız bir rezervasyon yaratarak onların yıllardır sürgün oldukları topraklarda kalıcı bir vatan kazanmalarına da olanak tanıyacak. Paiute kabilesinin bağımsız olarak Kongre'den toprak talebini geçirememe zorluğu, bu talebin su hakları anlaşmasına eklenmesine neden olmuştu. Dolayısıyla yasa, su dağıtımından ziyade yerli halkların self-determinasyon ve kültürel süreklilik haklarına da büyük bir ivme kazandıracak.

Tüm bu siyasi çıkmazlara ve bölgesel çekişmelere rağmen, yerli liderler ve topluluk üyeleri umutlarını yitirmemiş durumda. Anlaşmanın yasalaşması, taraflar arasındaki kapsamlı nehir yönetimi krizinin çözüme kavuşturulmasına bağlı olduğundan, siyasi iradenin hızla oluşması elzem hale geliyor. Bu durum, suyun sadece bir kaynak değil, aynı zamanda karmaşık hukuki, ekolojik ve ahlaki bir mücadele alanı olduğunu net bir biçimde ortaya koyuyor. yerli toplulukların on yıllarca süren sistematik eylemsizliğin ardından haklarını talep etmeleri, modern Amerikan devletinin vaatlerini yerine getirme konusunda büyük bir sınavla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Marilyn Tewa'nın ifadesiyle, bu anlaşmanın üç kabile için de hayata geçirilmesi, yalnızca bir altyapı projesinin değil, yüzyıllardır süren adaletsizliklerin biraz olsun telafi edilmesinin kapısını aralayacak bir duadır.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okupropublica.org

İlgili haberler