İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Gündem

Mersin'de 4 gencin hayatına mal olan kaza davasında sanığın 'tıra girdim' savunması

Karaman Gündem
WhatsApp

Mersin'in Akdeniz ilçesinde, geçtiğimiz Şubat ayında meydana gelen ve ikiz kardeşler ile iki kuzenin hayatını kaybetmesine neden olan feci trafik kazasının durulması görüldü. D-400 kara yolunda, karşıya geçmek için refüjde bekleyen gruba, sollamak istediği sırada kontrolden çıkan cipin çarpması sonucu olay yerinde üç kişi hayatını kaybederken, bir kız kardeş ise 18 günlük yaşam mücadelesini kaybedmişti. Tutuklu sanık psikolog M.K. hakkında Mersin 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, bilirkişi raporunun sanığın 'asli kusurlu' olduğunu ve hızını 149 kilometre/saat olarak tespit ettiği bilgisi paylaşıldı. M.K.'nin 'birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildiği davada, mağdur ailelerin en ağır cezayı talep ettiği belirtildi.

Davanın ilk duruşmasında savcının mütalaasını sunmasının ardından söz alan tutuklu sanık M.K., kaza anında yaşadıklarını anlatarak kendini savundu. Sanık, olay sırasında Tarsus yönünden Mersin'e seyir halinde olduğunu, sağ şeritte ilerleyen bir tırın şerit ihlali yaptığını ve önüne gelince panikleyerek aracın kontrolden çıktığını iddia etti. M.K., yayalara bilinçli olarak çarpmadığını belirterek, "Tır şeridimi ihlal etti, korkup panik yaptım, aracım refüje savruldu. Yayaları görmedim, görseydim kendimi tırın altına sokardım" ifadelerini kullanarak suçlamaları reddetti. Ancak bilirkişi raporunda sanığın hızının bölgedeki 50 kilometre/saatlik sınırın yaklaşık üç katı olduğu ve kazaya bu yüksek hızla girildiği vurgulandı.

Kazada yaralanan ve duruşmaya katılan mağdurlardan Burkan Acar ile SEGBİS aracılığıyla bağlanan Yunus Bagı, olayın aniden yaşandığını ve aracın farlarını görmeden sadece birkaç saniye sonra çarpmanın gerçekleştiğini anlattı. Dolmuştan inip karşıya geçmek üzere refüje geldiklerini belirten Acar, önlerinde çocukların olduğunu ve telefonla oynarken aracın kendilerine çarptığını söyledi. İki ay boyunca yatakta yatmak zorunda kaldığını ve ayağının sakatlandığını belirten Acar, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirirken, Yunus Bagı da çarpma anını detaylı hatırlamamasına rağmen sanığın bilinçli bir ihmalde bulunduğunu savundu.

Hayatını kaybedenlerin yakınları ise adliye önünde ve duruşma salonunda gözyaşı dökerek acılarını ve öfkelilerini dile getirdiler. İkiz kızlarını kazada kaybeden baba Mahmut Güney, olaydan sadece 10 dakika önce kızlarıyla telefonla konuştuğunu ve "yoldayız" dediklerini belirterek, "2 çocuğum vardı, şimdi çocuksuz kaldım. Bu çocukların hayalleri vardı, hayallerini yok ettiler" diyerek en ağır cezayı talep etti. Aynı kazaada kızı Nejla'yı kaybeden anne Hava Öztürk, dört ay önce oğlunu kaybettiğini, geriye kalan tek kızının da bu kazada can verdiğini söyleyerek olayın bir 'cinayet' olduğunu savundu ve adaletin yerini bulmasını istedi.

Taraf avukatlarının beyanlarının ve mağdur ailelerin duygusal çıkışlarının ardından mahkeme heyeti kararlarını açıkladı. Olay yerinde akşam saatlerinde yeniden keşif yapılmasına ve yaralılara ilişkin adli tıp raporunun beklenmesine karar veren heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma Eylül ayına ertelenirken, adliye önünde açıklama yapan mağdur ailelerin avukatı Osman Sevdalı, sanığın 149 kilometre hızla gittiğinin bilimsel olarak sabit olduğunu ve bunun bir taksir değil, olası kastla işlenmiş bir katliam olduğunu iddia ederek "biz bu işin sonunu bırakmayacağız" dedi.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okukaramangundem.com

İlgili haberler