İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

Metzamor Nükleer Santrali'nin Riskleri Iğdır'da Düzenlenecek Panelde Masaya Yatırılıyor

Yeşil Iğdır Gazetesi
WhatsApp

Iğdır Barosu, Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası ve Türkiye Çevre Platformu'nun ortaklaşa düzenlediği bir panel, Metzamor Nükleer Santrali'nin bölgesel güvenlik, çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini ele almak üzere önemli bir platform oluşturuyor. 11 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 13.00'te Iğdır Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi'ndeki 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu'nda gerçekleştirilecek olan bu etkinlik, konunun uzmanları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla geniş bir perspektif sunmayı hedefliyor. Türkiye sınırına yaklaşık 16 kilometre, Iğdır il merkezine ise sadece 30 kilometre uzaklıkta bulunan santralin varlığı, bölge halkı için günlük bir gündem maddesi olmaktan çıkarak ciddi bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Panelin kolaylaştırıcılığını Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahattin Aslan üstlenirken, sivil toplumun konuya verdiği önem de bu şekilde somutlaşmış oluyor. Yetkililer, çevre duyarlılığı taşıyan tüm vatandaşları, bu kritik konuyu doğrudan uzmanlarından dinlemek ve farkındalık yaratmak amacıyla panele davet ediyor.

Panel kapsamında, alanında uzman akademisyenler ve bilim insanları tarafından hazırlanan birbirinden farklı ve birbirini tamamlayan sunumlar gerçekleştirilecek. Iğdır Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aysun Altıkat, nükleer enerjinin çevresel etkilerini bilimsel veriler ışığında katılımcılara aktaracak. TURUNÇ Yeşil Düşünce Vakfı'ndan Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, doğrudan Metzamor Nükleer Santrali'nin yarattığı potansiyel tehlikeleri ve tesisin gelecekteki durumunu masaya yatırarak riskleri değerlendirecek. Çevre bilimi ve teknolojisi uzmanı Dr. Enver Yaser Küçükçül, Türkiye'deki nükleer radyasyon izleme sistemlerinin işleyişini, nükleer atık yönetim süreçlerini ve bu konudaki güncel gözlemlerini paylaştıktan sonra; Kafkas Üniversitesi'nden Dr. İhsan Topaloğlu nükleer tesislerin halk sağlığı üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini inceleyecek. Bu kapsamlı akademik bakış açısı, santralin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda teknik ve tıbbi bir sorun olarak da anlaşılmasına zemin hazırlayacak.

Metzamor Nükleer Santrali'nin en çok tartışılan konularından biri, eski teknolojiye sahip olmasının yanında aktif bir deprem bölgesinde bulunmasıdır. Düzenleyici kuruluşlar, santralin bu jeolojik konumunun yalnızca Iğdır'ı değil; başta Türkiye olmak üzere Ermenistan, Nahçıvan, İran ve Azerbaycan'ı da içine alan geniş bir coğrafyayı risk altına soktuğunu vurguluyor. Eski ekipmanlarla çalışan bir nükleer tesisin deprem gibi büyük bir doğal afete karşı göstereceği dayanıklılık, uluslararası çevre ve nükleer güvenlik uzmanları tarafından ciddi şekilde sorgulanıyor. Bölgesel bir felaketin sınırlar tanımayacağı gerçeğinden yola çıkılarak, panelde bu risklerin uluslararası diplomasi ve çevre politikaları bağlamında nasıl yönetilebileceği tartışılacak. Kuruluşlar, bu durumun bölgesel bir krize dönüşme potansiyeline işaret ederek konunun tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiğini savunuyor.

Santralin güvenliği ve kaderi, geçmiş yıllarda yalnızca yerel değil, uluslararası kuruluşların ve Avrupa Birliği kurumlarının da yakından takip ettiği bir konu haline gelmiştir. Avrupa Parlamentosu'nun 15 Mart 2023 tarihli AB-Ermenistan İlişkileri kararında, eski teknolojiye sahip bu santralin faaliyetlerine devam etmesinden duyulan derin kaygılar resmi olarak dile getirilmiştir. Bu kararında, tesisin biran önce kapatılması ve güvenli bir şekilde hizmetten çıkarılması için Ermenistan'ın acil bir yol haritası ve eylem planı hazırlaması talep edilmiştir. Ayrıca, santralin yerine geçecek yeni ve güvenilir enerji kapasitesi oluşturulana kadar mevcut tesisin uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi için zorunlu tedbirlerin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu gelişmeler, Metzamor sorununun Ermenistan'ın uluslararası ilişkilerinde ve enerji politikalarında belirleyici bir unsur haline geldiğini açıkça göstermektedir.

Öte yandan, Avrupa Nükleer Güvenlik Düzenleyicileri Grubu'nun (ENSREG) Ermenistan'a yönelik hazırladığı detaylı raporlar, santralin teknik açıdan eksikliklerini ve zafiyetlerini sistematik olarak ortaya koymaktadır. Haziran 2016 tarihli stres testi raporunda; santralin deprem, sel, volkanik tehlikeler, soğutma sistemlerinin kaybı ve ağır kaza yönetimi gibi kritik başlıklarda AB ortalamasının altında bir güvenlik seviyesinde olduğu belirtilmiştir. Raporda, acil çekirdek soğutma sistemi, reaktörün sızdırmazlığı ve hidrojen kontrolü gibi olası bir felaketi önleyecek sistemlerin acilen geliştirilmesi gerektiği sıralanmıştır. ENSREG'in daha yakın tarihli, 20 Nisan 2026 tarihli açıklamasında ise, bazı ilerlemeler kaydedilmiş olsa da 2016 raporunda yüksek öncelikli olarak belirlenen tavsiyelerin hâlâ tam olarak uygulanmadığına dikkat çekilmiştir. Uluslararası toplumun son tavrı, santralin mümkün olan en erken tarihte, hiçbir riske girmeden kapatılması yönündeki ısrarcı çağrılarını tekrarlamaktan yana olmuştur.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuyesiligdir.com

İlgili haberler