
Illumination Stüdyoları ve 'Despicable Me' (Kötüyü Bul) serisinin son filmi olan 'Minions & Monsters', seyircilere beklenen mizahi ve aile odaklı eğlencenin ötesinde, sinema tarihçileri için hazırlanmış detaylı bir hazine sunuyor. Film, Minions'ların 1927 yılında Hollywood'a adım atıp sessiz sinema döneminden başlayarak yıldızlaşma hikayesini anlatırken, pek çok klasik yapıma selam gönderiyor. Hikaye, sarı karakterlerin kötü bir lider arayışının yanında, sinema sanatının gelişimine dair nükteli bir taklitçilik sergileyerek her yaştan izleyiciye hitap ediyor.
Filmin açılış jeneriği, sinema tarihinin en erken örneklerine doğrudan atıflarla başlıyor; Eadweard Muybridge'in at deneyleri, Lumière Kardeşler'in işçi çıkış görüntüleri ve Georges Méliès'in 'Ay'a Yolculuk' filmi gibi ikonik kareler Min yorumlarıyla yeniden canlandırılıyor. Bu bölüm, filmi sessiz sinemanın temellerine köklendirirken, çocuklara bu eserleri eğlenceli bir dille tanıtma fırsatı yaratıyor. Özellikle Ay'ın yüzüne Minions'un kapatıldığı sahne, sinema tarihinin en ünlü kurgularından birine samimi bir selam olarak öne çıkıyor.
Minions'ların yolculukları sırasında uğradıkları sinema müzesi, modern sinema kültürünün bir vitrini gibi detaylı şekilde tasarlanmıştır. Müzenin içerisinde 'Matrix', 'E.T.', 'Casablanca', 'Metropolis' ve 'Kara Lagün Yaratığı' gibi onlarca kült yapımın figürleri sergilenirken, duvarda Charlie Chaplin'in 'Büyük Diktatör' filmine gönderme yapan şişirilebilir bir dünya yer alıyor. Ayrıca Orson Welles, Bruce Lee ve Alfred Hitchcock'un heykelleri ile 'Kuşlar' filmine atıfla kuşlarla çevrili bir Hitchcock tasviri ve George Lucas'ın kendisinin seslendirdiği canlı bir manken dikkat çeken detaylar arasında.
Hikaye ilerledikçe Minions'lar, Yunan mitolojisinden esinlenen 'Tek Gözlü' adasına Ben-Hur filmindeki gibi kürekçekerek giderken, bu sahnelerde hem mitolojik hem de epik sinema türlerine görsel göndermeler yapılıyor. Daha sonra Hollywood'a giderken yaşadıkları tren soygunu, sinemanın ilk dönemlerinden 'Büyük Tren Soygunu' ve 'Kelly Çetesi' filmlerinin klasik karelerini aratıyor. Şehre vardıklarında ise Harold Lloyd'un 'Güvenli Son!' filminde saat üzerinde asılı kalma sahnesi, birebir taklit edilerek ekrana yansıtılıyor.
Yeni bir lider arayışındaki maceraları sırasında karşılaştıkları büyücü karakter, Disney'in 'Fantasia' filmine benzer bir tasarıma ve atmosfere sahipken, film boyunca süren kovalamaca sahneleri sessiz komedi ekolünün hızlı tempolu yapısını modern animasyonla birleştiriyor. Seçmelere Viking savaşçılarıyla katılmaları, sessiz dönemin 'Viking' filmini andırırken, Chaplin ve Keaton gibi ustaların ruhunun Minions mizahıyla buluştuğunu gösteriyor. Bu göndermeler sadece görsel şölen değil, aynı zamanda三代目 sinema mirasını yeni nesillere aktarma amacını da taşıyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okutime.com