Monako saldırısının faili kadın olduğu ortaya çıktı, Avrupa'da bir ülkede yakalandı.

Pazartesi akşamı Monako'da meydana gelen ve Ukraynalı bir oligarkın eşi Anna Nasobina'nın ağır yaralanmasına yol açan bombalı saldırının ardından gelişmeler hız kazandı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada Fransız basınında yer alan haberlere göre, polis şüpheli olarak görülen kişiyi 48 saat içinde tespit etmeyi başardı. Saldırganın, Monako veya Fransa sınırları dışında bulunan başka bir Avrupa ülkesinde saptandığı ve bu kişiyi yakalamak için uluslararası işbirliğinin devreye sokulduğu bildirildi. Olay yerinde güvenlik kameraları ve incelemeler sonucunda toplanan kanıtlar, saldırıyı gerçekleştiren kişinin beklenmedik bir profil işaret ettiğini ortaya koydu.
Soruşturma detaylarına göre, patlamayı gerçekleştirmek için patlayıcı dolu çantayı bırakan şahıs, aslında bir kadın. Ancak Monako polisinin iç notlarına yansıyan bilgilere ve soruşturmacıların değerlendirmelerine göre, şüpheli saldırı sırasında erkek kılığına bürünmüş ve bu kılık sayesinde çevik bir şekilde hareket ederek dikkat çekmemeyi başarmıştı. Saldırganın olay günü hedefini belirlemek adına bölgede kapsamlı bir keşif yaptığı ve belirli bir süre aileyi takip ettiği tespit edildi. Bu detaylar, suikastın profesyonel bir planlama sonucu olduğunu ve tesadüf eseri gerçekleşmediğini güçlü bir şekilde destekliyor.
Olayın günündeki hareketlilik şu şekilde yeniden yapılandırıldı: Saldırgan, akşam saat 21:00 sularında Ukraynalı aileyi Place des Moulins (Değirmenler Meydanı) yakınında fark etti ve hemen takibe başladı. Şüpheli, aileyi yakaladıktan sonra onları önlerine katarak, yaşadıkları apartman binasına doğru ilerlemeye başladı. Apartmanın girişine ulaşan ve basamakları hızla çıkan şüpheli, patlayıcı yüklü çantayı kapının hemen önüne bıraktıktan sonra olay yerinden sizi bir şekilde ayrıldı. Görgü tanıklarının ifadeleri ve kamera kayıtları, şüphelinin çantayı bırakıp uzaklaşmadan önce başını çevirip ailenin binaya güvenli bir şekilde giriş yaptığını teyit ettiğini gösteriyor.
Patlamanın zamanlaması, ailenin binaya girişiyle eş zamanlı olacak şekilde kurgulandı ve ilk olarak binaya giren 13 yaşındaki çocuk şiddetli patlamadan en önce etkilendi. Ailedeki en üzgün kişi olan Anna Nasobina, patlamada şanssız bir anda patlayıcının yanından geçtiği için hayati tehlike oluşturacak derecede ağır yaralandı. Sağlık durumunun hala kritik olduğu ve her iki bacağında da ciddi darbe sonucu kayıplar yaşandığı bildirilirken, oligarkın yaşamı ise risk altında olmasa bile şokunun etkisiyle sarsılıyor. Saldırganın, çantayı bıraktıktan sonra uzaktan kumanda benzeri bir cihazla patlamayı tetiklediği, bu yöntemin de suikastin önceden planlandığını ve soğukkanlılıkla infaz edildiğini gösterdiği vurgulanıyor.
Monako savcılığı ve emniyet birimleri tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturmada, suikastin arkasındaki motive ve güç tam olarak aydınlatılmaya çalışılıyor. İki ana senaryo üzerinde yoğunlaşan araştırmacılar, bu saldırının ya organize suç örgütlerinin bir hesaplaşması ya da hedefin Ukrayna kökenli bir oligark olması nedeniyle yabancı bir istihbarat servisi tarafından gerçekleştirilmiş bir operasyon olabileceği ihtimallerini değerlendiriyor. Uluslararası arenada yankı uyandıran bu olay, Monaco'nun güvenlik açısından ne denli savunmasız kalabileceğini ve şüphelinin bir Avrupa ülkesinde bulunmasına rağmen henüz yakalanamamasının diplomatik ve hukuki zorluklarını gözler önüne seriyor. Soruşturma, şüphelinin iadesi ve olayın tüm bağlantılarının deşifre edilmesi için uluslararası hukuk kanalları üzerinden sürdürülüyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuphilenews.com