Pakistan hükümeti benzinde indirime gitti, IMF kaynaklı vergiler tam yansımadı

Pakistan hükümeti, geçen hafta küresel ham petrol fiyatlarında görülen düşüşü kısmen yansıtmak amacıyla benzin ve dizel fiyatlarında litre başına 1.97 Rs indirime gitme kararı almıştır. Bu karar, temmuz ayı başından itibaren geçerli olmak üzere hemen yürürlüğe girmiş ve 10 Temmuz'da sona erecek haftalık dönemi kapsamaktadır. Buna göre, yüksek oktanlı benzinin litresi bir sonraki hafta için depo çıkış fiyatı olarak 299.50 Rs'den 297.53 Rs'ye düşürülürken, hızı dizel (HSD) fiyatı da mevcut 311.47 Rs seviyesinden 309.50 Rs'ye indirilmiştir. Fiyatlar, nisan ayında ulaştıkları tarihi zirve seviyelerinden bu yana ciddi bir düşüş eğilimi göstermiş olsa da, hükümetin gelir kaybı yaşamamak adına çeşitli vergi oranlarını artırması, akaryakıt kullanıcılarının bu düşüşten tam anlamıyla faydalanmasını engelleyen temel bir faktör olmuştur. Özellikle lojistik sektöründe yoğun olarak kullanılan dizel fiyatındaki hareketler, genel enflasyon oranlarını doğrudan etkilemesi açısından ekonomik gözlemciler tarafından yakından takip edilmektedir.
Akaryakıt fiyatlarındaki mevcut iyileşme, Nisan başında görülen rekor seviyelerden çok daha iyi bir konuma işaret etmektedir. Benzin fiyatları, nisan ayı başında ulaştığı 458.41 Rs'lik zirveden bu yana litre başına yaklaşık 109 Rs'lik kümülatif bir düşüş kaydetmiştir. Benzer bir şekilde, HSD dizel fiyatları da aynı dönemde 520.35 Rs'lik zirveden bugünkü seviyelilerine gerilemiş, ancak mart başındaki 266 Rs seviyelerinden hala oldukça yüksektir. Bu fiyat dalgalanmalarının temel nedeni olarak şubat ayında Amerika-İran geriliminin tetiklediği jeopolitik riskler gösterilse de, küresel piyasalardaki dalgalanmaların yerel fiyatlarla tam olarak örtüşmesini engelleyen vergi mekanizmaları devreye girmiştir. Piyasa analizleri, hükümetin ham petrol fiyatlarındaki bu düşüşü tüketiciye yansıtma konusunda istekli olduğunu, ancak bütçe disiplini nedeniyle bazı kesin finansal kararlar almak zorunda kaldığını ortaya koymaktadır.
Ekonomi yönetimi, mali açığı kapatmak ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılması gereken anlaşmalar kapsamındaki taahhütleri yerine getirmek adına, fiyat indirimine rağmen bazı vergi kalemlerini artırma yoluna gitmiştir. Akaryakıt ürünleri üzerindeki petrol vergisi (petroleum levy) hafifçe artırılmış, ayrıca iklim değişikliği destekleme vergisi de 1 Temmuz itibarıyla litre başına 5 Rs'ye çıkarılmıştır. Bu vergi artışları yapılmamış olsaydı, benzin fiyatlarında litre başına yaklaşık 11 Rs, dizel fiyatlarında ise 4 Rs'lik çok daha ciddi bir indirim yapılması mümkün olabilirdi. Ancak IMF şartları gereği iklim vergisinin ikiye çıkarılması ve buna bağlı olarak gelir toplama hedefleri, hükümetin indirimi sınırlı tutmasına neden olmuştur. Gümrük vergileri dahil olmak üzere, dizel üzerindeki toplam vergi yükü litre başına yaklaşık 101 Rs'ye, benzin üzerindeki toplam vergi yükü ise yaklaşık 95 Rs'ye yükselmiştir.
Vergi artışlarının arka planında, hükümetin uluslararası finans kuruluşlarına gegenüber taahhütleri ve bütçe gelirlerini artırma ihtiyacı yatmaktadır. IMF programı kapsamında uygulanan mali politikalar, enerji sektöründeki vergilendirme mekanizmalarını doğrudan etkileyerek, küresel fiyat düşüşleri ne kadar büyük olursa olsun, pompa fiyatlarında indirimin sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Petrol levy'sinin yanı sıra gümrük vergileri ve yeni getirilen iklim destek vergisi, hükümetin kasasına giren önemli gelir kalemlerini oluşturmaktadır. Bu vergilerin miktarı, Akaryakıtın tüketiciye ulaşan son fiyatının neredeyse üçte birini oluşturarak, maliyetin en büyük bileşeni haline gelmiştir. Ekonomik yorumcular, bu durumun enerji maliyetlerini düşürme ve enflasyonla mücadele hedefleri ile bütçe dengesini sağlama gerekliliği arasında zorlu bir denge oluşturduğunu belirtmektedir.
Genel enerji tüketimi ve gelir elde etme açısından bakıldığında, benzin ve hızı dizel hükümet için en kritik gelir kaynakları arasında yer almaktadır. Bu iki ürünün aylık satış miktarı 700 bin ile 800 bin ton arasında değişirken, mutfaklarda kullanılan kerosenin aylık talefi yalnızca 10 bin ton seviyelerinde kalmaktadır. Bu büyük fark, hükümetin vergilendirme politikalarını ana akaryakıt ürünleri üzerinde yoğunlaştırmasının temel nedenidir. Kerosen ve light diesel oil gibi diğer ürünlerdeki vergiler daha düşük tutulurken, ana ürünlerdeki vergi yükü maksimize edilmeye çalışılmaktadır. Gelecek hafta için belirlenen yeni fiyatlar, küresel piyasa koşullarındaki iyileşmeye rağmen, ülkenin malyesal yükümlülükleri nedeniyle vatandaşlara beklenen rahatlamayı tam olarak sunamamıştır.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okudawn.com