İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

Palantir'in İngiltere'deki Vergi İndirimi Stratejisi: Milyonlarca Sterlinlik Avantaj

openDemocracy
WhatsApp

Palantir adlı tartışmalı teknoloji şirketinin, Birleşik Krallık'ta son yıllarda elde ettiği rekor düzeydeki kârlara rağmen milyon sterlinlerce vergi indirimi sayesinde devlete çok düşük miktarda kurumlar vergisi ödediği ortaya çıktı. openDemocracy tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma, şirketin yasal boşluklardan ve devlet teşviklerinden nasıl faydalandığını detaylı bir şekilde gözler önüne seriyor. Şirket, İngiltere'deki kamu ihalelerinden son yıllarda en az 670 milyon sterlinlik bir gelir elde ederek ülkeyi Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en büyük ikinci pazarı haline getirdi. Ancak şirketin küresel gelirlerinin yaklaşık yüzde onunu İngiltere'den kazanmasına rağmen, bu ülkede ödediği vergiler toplam küresel vergi harcamalarının yüzde beşinden daha az bir dilimi oluşturuyor. Bu durum, hem vergi adaleti savunucularını hem de kamuoyunu ciddi şekilde endişelendiriyor.

Şirketin ABD'de yaptığı sermaye piyasası bildirimleri ve İngiltere'deki resmi kayıtlar incelendiğinde, Palantir'in 2025 yılında İngiltere'de nakit olarak ödediği verginin 1,08 milyon dolardan (yaklaşık 820 bin sterlin) daha az olduğu görülüyor. Şaşırtıcı bir şekilde, bu tutar şirketin Güney Kore, Japonya, Fransa ve Almanya gibi diğer faaliyet gösterdiği ülkelerde ödediği vergilerden bile daha düşük bir seviyede. Bunun temel nedeni, şirketin hisse senedi fiyatlarındaki büyük artışa bağlı olarak biriken devasa vergi indirimleri ve indirimlerin bilançoya yansıtılma biçimi. Palantir'in hisse senedi fiyatı, şirket 2020 yılında halka arz edildikten sonra muazzam bir yükseliş yaşadı ve özellikle 2025 yılında zirve değerlerini gördü. Yaşanan bu finansal değer artışı, şirketin vergi matrahını dramatik bir şekilde düşüren bir stratejinin temelini oluşturdu.

İngiltere Şirketler Sicili'ne (Companies House) sunulan en son finansal raporlar, şirketin düşük vergi ödeme stratejisinin daha da belirgin bir resmini çiziyor. Örneğin 2024 yılında Palantir'in İngiltere merkezli yan kuruluşu, vergi öncesi 25,3 milyon sterlin kâr elde ettiğini açıklamasına rağmen, ödenmesi gereken kurumlar vergisini yalnızca 2 milyon sterlin civarında belirledi. Bu durum, şirketin yıllık etkili kurumlar vergi oranını yaklaşık yüzde 8 seviyesine çekmesi anlamına geliyor; oysa İngiltere'de 250 bin sterlinin üzerinde kâr elde eden kurumların standart vergi oranı yüzde 25 olarak uygulanıyor. Benzer şekilde 2023 yılında vergi oranı yüzde 4,7'de kalırken, 2022 yılında bu oran eşi benzeri görülmemiş bir şekilde yüzde 4,2'ye kadar gerilemişti. Üç yıllık dönemi toplu olarak değerlendirdiğimizde, şirketin 63,4 milyon sterlinlik birikmiş kârı karşılığında ödediği toplam vergi sadece 3,7 milyon sterlin seviyesinde kaldı.

Uzmanlara göre Palantir'in İngiltere'deki düşük vergi yükünün arkasında son derece yasal ama bir o kadar da etkili olan iki temel faktör yatıyor. Bunlardan ilki, İngiltere'de elde edilen kârın şirket içindeki yapılandırılmış bir düzenek aracılığıyla sınırlandırılması ve muhasebeleştirilmesi. İkinci faktör ise İngiltere vergi sisteminde yer alan ve şirketleri çalışanlarına nakit yerine hisse senedi vererek ödüllendiren bir düzenlemedir. Bu sistem, şirketlere hisse senedi üzerinden büyük vergi kesintileri (share-based compensation) sağlıyor. İlgili mevzuat kapsamında 'çalışan hisse edinme indirimi' adı verilen bu sistem sayesinde Palantir, 2020 yılında zaten 32 milyon sterlin vergi indirimi biriktirmişti ve bunun yaklaşık 26 milyon sterlini doğrudan bu hisse ödül sisteminden kaynaklanıyordu. İki yıl sonra, şirketin biriktirdiği ve ileriye dönük olarak sınırsız bir şekilde kullanabileceği vergi zararları (net operating losses) 230 milyon sterlini aşarak yedi katına çıktı.

Bu durum yalnızca Palantir'e özgü bir olay olmayıp, teknoloji devlerinin İngiltere'de sıkça başvurduğu, sistematik bir model olarak karşımıza çıkıyor. Meta (o dönemki adıyla Facebook) gibi diğer büyük teknoloji şirketleri de geçmişte çalışanlarına milyon sterlinlerce hisse bonusu dağıtırken devlete çok mikroskobik düzeyde kurumlar vergisi ödedikleri için büyük tepki çekmişlerdi. Fair-tax (adil vergi) savunucuları, hem şirketlerin hisse senedi üzerinden yararlandığı bu indirimlerin çok daha sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini hem de teknoloji şirketlerinin gelirlerinin vergi sistemine daha adil bir yansıması için acil yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguluyor. Vergi izleme örgütü TaxWatch'ın direktörü Mike Lewis, şirketlerin çok büyük bir kısmını doğrudan vergi mükelleflerinin yani halkın vergileriyle finanse edilen kamu ihalelerinden kazanması durumunda çok az vergi ödemesinin sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Bu tartışmalar, İngiltere gibi ülkelerdeki mevcut vergi teşviklerinin amacından saptırılıp saptırılmadığı veya küresel şirketlerin kâr aktarma yöntemlerine karşı yeterli tedbirlerin alınıp alınmadığı konularında derin bir kamuoyu tartışması başlattı.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuopendemocracy.net

İlgili haberler