İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Sağlık

Pandemi, Yaşlı Amerikalılarda Benzodiazepin Kullanımındaki Düşüşü Durdurdu

Medical Xpress
WhatsApp

Columbia University Mailman Halk Sağlığı Okulu ve Columbia University Irving Tıp Merkezi tarafından yürütülen on yıllık kapsamlı bir ulusal çalışma, COVID-19 pandemisinin başlamasından sonra yaşlı Amerikalılar arasındaki benzodiazepin reçetelendirmesindeki düşüşün durduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, 2020 yılı öncesinde bu ilaçların kullanımında istikrarlı bir azalma eğilimi olduğunu ve bu oranların 2015 seviyelerinin altında kaldığını tespit etti. Ancak küresel salgının etkileri devreye girdiğinde, bu olumlu yöndeki gerileme aniden yavaşladı ve sabit bir seyre dönüştü. Uzmanlar, bu durumun pandemi döneminde sağlık sistemlerinde yaşanan aksaklıklar ve yaşlı bireylerin karşılaştığı artan psikolojik stres faktörleri ile doğrudan ilişkili olabileceğini değerlendiriyor. Sonuçlar, prestijli bilimsel dergilerden biri olan Annals of Internal Medicine'de yayımlanarak tıp dünyasının dikkatine sunuldu.

Benzodiazepinler genellikle anksiyete, uykusuzluk ve kas spazmlarının tedavisinde sıklıkla tercih edilen, ancak bağımlılık yapma potansiyeli yüksek olan reçeteli ilaçlardır. Bu ilaçların özellikle ileri yaştaki bireylerde kullanımı, artan düşme riski, bilişsel gerileme, zihinsel karışıklık ve olası aşırı doz gibi ciddi yan etkiler nedeniyle uzun zamandır bir halk sağlığı sorunu olarak görülmektedir. Bu riskleri minimize etmek amacıyla, Amerikan ve uluslararası sağlık otoriteleri yıllardır doktorları yaşlı hastalarda bu ilaçları daha az reçetelemeye ve alternatif tedavi yöntemlerine yönlendirmeye teşvik etmektedir. 2015'ten 2020'ye kadar süren dönem, bu çabaların meyvelerini verdiği ve ilaç kullanımında kayda değer bir düşüş yaşandığı umut verici bir zaman aralığıydı. Ne yazık ki, pandeminin getirdiği yeni ve beklenmedik sağlık krizi, bu alanda elde edilen kalıcı başarıları tehdit eden önemli bir engel haline gelmiştir.

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, ilaç kullanımındaki artışın tüm yaşlı nüfusta eşit dağılmadığının görülmesidir. Veriler, reçete oranlarının özellikle 75 yaş ve üzeri yetişkinler arasında endişe verici bir şekilde yükseldiğini açıkça göstermektedir. Bu durum, 75 yaş ve üstü grubun, salgının getirdiği sosyal izolasyon, hastalık korkusu ve sevdiklerinden uzak kalma gibi durumların yarattığı psikolojik burdenı en ağır şekilde yaşayan kesim olmasından kaynaklanıyor olabilir. Yaşlı bireylerin sınırlı hareket kabiliyeti ve pandemi kısıtlamaları nedeniyle ruhsal destek hizmetlerine, psikoterapiye veya bilişsel davranışçı terapilere erişimde büyük zorluklar çektiği bilinmektedir. Bu eşitsizlik ve tedaviye ulaşım açığı, hekimlerin ve sağlık sağlayıcıların daha hızlı sonuç verse de uzun vadede riskli olan farmakolojik çözümlere geri dönmesine yol açmış olabilir.

Çalışma ayrıca, uzun süreli bakım ecanelerinden (long-term care pharmacies) ilaç temin eden hastaların da pandemi döneminde benzodiazepin kullanımında belirgin bir artış yaşadığını ortaya koymuştur. Huzurevleri, bakım evleri ve uzun süreli bakım tesisleri, COVID-19 virüsünün en hızlı ve yıkıcı şekilde yayıldığı, ciddi enfeksiyon oranlarının ve ölümlerin gözlendiği yerler olmuştur. Bu tür kapalı bakım tesislerinde kalan bireyler, virüs bulaşma korkusu, personel eksikliği ve aile ziyaretlerinin tamamen yasaklanması nedeniyle inanılmaz derecede yoğun bir izolasyon stresi altına girmiştir. Bu aşırı zorlu yaşam koşullarını yönetmek ve sakinlerde görülen şiddetli ajitasyon, panik atak ve uyku bozukluklarını bastırmak amacıyla, bakım tesislerindeki sağlık profesyonelleri benzodiazepinlere daha sık başvurmak zorunda kalmış olabilir. Bu veri, kriz dönemlerinde kamu sağlığı politikalarının en savunmasız grupları nasıl farklı şekillerde etkilediğini gözler önüne sermektedir.

Columbia Üniversitesi araştırmacılarının elde ettiği bu sonuçlar, salgın sonrası dönemde sağlık politikalarının gözden geçirilmesi ve ileri yaş grubundaki bireyler için yeni destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini acilen vurgulamaktadır. Benzodiazepin kullanımındaki bu duraklama ve artış eğiliminin devam etmesi halinde, yaşlı nüfusta ilaç bağımlılığı, kazaya bağlı yaralanmalar ve bilişsel gerileme gibi yıkıcı halk sağlığı sorunlarında büyük bir artış yaşanması kaçınılmazdır. Bu nedenle, pandemi öncesinde başarılı bir şekilde uygulanan 'de-prescribing' yani gereksiz veya riskli ilaç dozlarını azaltma ve bırakma stratejilerinin yeniden ve daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi elzemdir. Sağlık yetkilileri, yaşlı bireylerin mental sağlığını desteklemek için ilaç dışı müdahalelere, kolay erişilebilir teletıp psikiyatri hizmetlerine ve sosyal destek ağlarına daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulunuyor. Sonuç olarak, ilaçların reçetelenme pratiklerinin sürdürülebilir, güvenli ve yaşlı bireylerin gerçek ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden yapılandırılması, gelecekteki olası krizlere hazırlıklı olabilmek için kritik bir adımdır.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okumedicalxpress.com

Bu olay diğer kaynaklarda · 1

NL

İlgili haberler