
Bosna-Hersek savaşının (1992-1995) tüm halklar üzerinde derin ve hâlâ kapanmamış yaralar bıraktığı tartışılmaz bir gerçektir. Ancak savaşın ardından geçen on yıllık süreçte oluşan kamuoyu, medya ve uluslararası söylemlerde oldukça asimetrik bir tablo ortaya çıktığı belirtilmektedir. Spasoje Tomić tarafından kaleme alınan analizde, özellikle Orta Podrinje, Bratunac ve Birç bölgelerinde Sırp sivil halkının çektiği acıların genellikle marjinalleştirildiği ve uluslararası ilginin dışında bırakıldığı iddia edilmektedir. Bu durum, bölgenin karmaşık savaş tarihini tek taraflı bir perspektiften değerlendirme riskini barındırmaktadır. Makale, Temmuz 1995 olaylarının bütünüyle anlaşılması için 1992 ve 1993 yıllarındaki çatışmaların ve yaşananların dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Tomić'in analizine göre, çatışmaların başladığı 1992 ve 1993 dönemlerinde Bratunac, Srebrenitsa ve Vlasenica çevresindeki Sırp köyleri, Naser Orić komutasındaki ArBiH güçlerinin saldırılarına maruz kalmıştır. Saldırıların çoğunlukla büyük Ortodoks bayramlarına denk getirilmesinin güçlü sembolik mesajlar taşıdığı ifade edilmiştir. Kravitsa (1993 Yılbaşı), Bjelovats, Zalazje ve Skelani gibi köylerde benzer trajik kaderler yaşandığı, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği ve mülklerin sistematik olarak tahrip edildiği belirtilmektedir. Araştırma merkezlerinin ve mağdur aile derneklerinin verilerine göre, savaş boyunca Orta Podrinje ve Birç bölgelerinde 3 binden fazla Sırp hayatını kaybetmiştir. Bu kayıplar arasında çok sayıda kadın, çocuk ve yaşlının da bulunduğu kaydedilmektedir.
Söz konusu yazıda, eski Yugoslavya çatışmalarına yönelik uluslararası yaklaşım ciddi şekilde eleştirilerek 'seçici adalet' kavramı üzerinde durulmaktadır. Temmuz 1995'te gerçekleşen olayların uluslararası hukuk, medya ve siyasi arenalarda detaylıca işlendiği belirtilirken, 1992-1993 döneminde Sırplara karşı işlenen suçların büyük oranda işlem görmediği iddia edilmektedir. Özellikle Naser Orić'in Lahey'deki yargılamasının beraatle sonuçlanması gibi örnekler, Sırp halkı arasında derin bir adaletsizlik ve görülmemişlik hissi yaratmıştır. Yazar, bu tür pratiklerin savaşta mağdur statüsünün tekelleştirilmesine çalıştığını ve diğer tarafın kurbanlarının göz ardı edildiğini savunmaktadır.
Akademik tartışmalar bölümünde, Srebrenitsa'daki olayların hukuki tanımlanmasına dair farklı görüşler masaya yatırılmaktadır. Yazarın da aralarında bulunduğu bazı Sırp tarihçiler ve Efraim Zuroff ile Jehuda Bauer gibi uluslararası uzmanlar, yaşananların ağır bir savaş suçu olduğunu kabul etmekle birlikte, 1948 BM Soykırımı Sözleşmesi kapsamında 'soykırım' tanımına girip girmediği konusunda hukuki çekinceler bulunduğunu belirtmektedirler. Birincil hedeflerin asker çağındaki erkekler olması ve kadınlarla çocukların tahliye edilmesi gibi gerekçeler ileri sürülerek bu terminolojik ayrımın yapılmaya çalışıldığı görülmektedir. Ancak metinde, bu akademik tartışmaların işlenen suçu asla reddetmediği, sadece hukuki kavramların netleştirilmesini amaçladığı vurgulanmaktadır. 'Soykırım' teriminin politik amaçlarla kullanılmasının, tüm halkların ağır kayıplar verdiği savaşın karmaşıklığını gölgeleyebileceği uyarısında bulunulmaktadır.
Sonuç olarak, Orta Podrinje, Bratunac ve Birç bölgelerindeki Sırp kayıplarının göz ardı edilmesinin, savaş tarihini objektif bir şekilde değerlendirmenin önündeki en büyük engellerden biri olduğu ifade edilmektedir. Tüm masum mağdurların tanınmasını şart koşan bütüncül bir tarihsel gerçeğin peşinde koşulması, çağdaş Sırp tarihsel bilincinin temel direklerinden biri olarak açıklanmaktadır. Objektif olmayı amaçlayan tarihyazımının, hiçbir tarafı kayırmeden tüm çatışmaların nedenlerini, sürecini ve sonuçlarını hesaba katması gerektiği savunulmaktadır. Bu tür akademik yaklaşımlar, Balkanlar gibi geçmişte derin travmalar yaşamış bölgelerde kalıcı bir barışın ve karşılıklı anlayışın tesisi açısından büyük önem taşımaktadır. Savaş suçlerinin ve insanlık dramının kimlik gözetmeksizin tüm boyutlarıyla araştırılması, bölgedeki toplumsal yaraların sarılması için atılması gereken ilk adım olarak değerlendirilmektedir.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuvesti-online.com