Tarihçi Jon Meacham'dan Trump'a Sert Tepki: 'Amerika Bir Kişinin Etrafında Dönemez'

Başkanlık tarihçisi Jon Meacham, Başkan Donald Trump'ın Amerika'nın 250. kuruluş yıldönümü kutlamalarını kendi kişisel/platformu haline getirerek etkili bir şekilde gasp ettiğini dile getirdi. Pazar günü katıldığı bir televizyon programında Trump'ın bu davranışlarının ABD tarihinde bir benzeri olup olmadığı sorulduğunda Meacham, oldukça çarpıcı bir yanıt verdi. Meacham, böyle bir davranışın bir başkan için emsalsiz olduğunu, ancak bir hükümdar için kesinlikle alışılmış bir durum olduğunu ifade etti. Bu sözlerle tarihçi, Trump'ın eylemlerini demokratik bir liderden ziyade monarşik bir figüre benzeterek eleştirmenin dozunu artırdı. Meacham'a göre ülkenin kuruluşunu kutlama amacı taşımış bu özel gün, siyasi bir gösteriye ve kişisel bir PR etkinliğine dönüştürülmüş durumda.
Bu eleştiriler, Trump'ın Cuma günü Mount Rushmore'da yapacağı beklenen bir konuşma öncesinde gündeme geldi. Söz konusu etkinlik; askeri bandolar, uçaklarla geçiş törenleri ve görkemli bir havai fişek gösterisi gibi unsurlarla son derece abartılı bir şekilde planlanıyor. Etkinliğin organizasyonunu üstlenen 'Freedom 250' adlı grup, ülkenin bağımsızlığını kutlama adı altında geçtiğimiz dönemde de oldukça tartışmalı etkinliklere imza atmıştı. Bunlar arasında Ulusal Alanda düzenlenen 'Trump'ın Büyük Amerikan Eyalet Fuarı' ve daha önce bu ay Beyaz Saray'ın Güney Çim alanı şaşırtıcı şekilde yapılan ve büyük tartışma yaratan bir UFC dövüş müsabakası da bulunuyor. Tüm bu etkinlikler, Trump yönetiminin milli günleri kendi siyasi ve kültürel ritüellerine nasıl entegre ettiğinin açık birer göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Meacham, temkinli bir şekilde Temmuz ayının ilk haftasının neden ülkenin doğuşunun anısına kutlandığını hatırlatarak asıl mesajının arka planını çizdi. Tarihçi, bu tarihin Bağımsızlık Bildirgesi adı verilen çok özel ve belirli bir belgenin imzalanmasına dayandığını vurgulayarak tarihi bir ders verdi. Bağımsızlık Bildirgesi'ni ülkenin temel bir 'misyon bildirisi' olarak tanımlayan Meacham, belgenin büyük bir kısmının aslında bir 'şikayet listesi' işlevi gördüğünü ifade etti. Bu şikayetlerin temel hedefinin, o dönemde 'tek taraflı olarak hareket eden' ve 'anayasal sınırlarının ötesine geçen' İngiliz Kralı III. George olduğunu hatırlattı. Bu tarihsel kıyaslama ile Meacham, günümüz yönetimini dolaylı yoldan İngiltere'nin o dönemki baskıcı kralına benzeterek, anayasal sınırların aşılmasına dair derin endişelerini dile getirmiş oldu.
4 Temmuz kutlamalarının yaklaşması üzerine Meacham, her Amerikalının ülkesinin kurucu belgesini, yani Bağımsızlık Bildirgesi'ni yeniden okuması gerektiği konusunda önemli bir tavsiyede bulundu. Meacham, mevcut siyasi atmosferde bu okumanın son derece hayati olduğunu, zira Trump'ın eylemlerinin artık demokratik yollarla seçilmiş bir başkandan çok, bir kralın eylemlerine benzediğini savundu. Tarihçi, içinde bulundukları bu dönemin hafife alınmaması gereken, son derece ciddi bir zaman olduğunu belirterek 'Artık şakalaşacak vaktimiz yok' dedi. Bu durumun basit bir ilkokul vatandaşlık dersi seviyesinde kalmadığını, aksine Amerikan halkının sivil anlayışının karşılaştığı 'ileri düzey ve karmaşık bir test' olduğunun altını çizdi. Meacham'ın bu uyarısı, Amerikan demokrasisinin sağlamlığının ve kurumlarının dayanıklılığının sorgulandığı bir döneme işaret ediyor.
Meacham, bir Başkan'ın böylesi kriz veya önemli anlarda yapması gereken en önemli retorik görevinin, kendisinden değil 'biz'den' bahsetmek olduğunu vurguladı. Pulitzer ödüllü bu biyografi yazarı, Anayasanın 'Biz halk' sözleriyle başladığını ve buradaki 'biz' kelimesinin en kritik unsur olduğunu hatırlatarak ortak bir milli bilince dikkat çekti. Tarihçi ayrıca, Trump'ın Amerikalıları birleştirmek bir yana, onları derinden bölerek kutuplaştırdığını ve bu durumun ülkedeki daha derin bir ahlaki sorunun bir tezahürü olduğunu öne sürdü. Meacham'a göre demokrasinin ahlaki bir düzeyde işlemesi için insanların sadece almayı değil, aynı zamanda vermeyi de göze alması gerekiyor; ancak Trump kültürü, vermeni safdalların işi, almanın ise kazananların işi olarak lanse ederek bu dengeyi bozuyor. Meacham, ülkenin geleceği için bu bencillik ve bölümecilik kültürünün aşılması gerektiğini ve aksi takdirde demokrasinin ruhundan uzaklaşılacağının altını önemle çizdi.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okums.nowBu olay diğer kaynaklarda · 3
- Trump, 4 Temmuz etkinliğinin hemen ardından Truth Social'da 105 mesajlık yayın bombardımanı yaptıThe Independent·
- Trump, 250. yaşına giren ABD'de 'komünist tehditlere' yüklenerek milli kimliği savunduThe Journal·
- Trump, 250. Yıl Dönümü Kutlamaları İçin Rushmore Dağı'nda Tarihi Bir Konuşma YaptıGândul·