
Öne Çıkanlar
- Tayvan'da bir doktor, internet efsanesi olan 30 santimetre iddiasının gerçek olduğunu doğruladı.
- Li Zonghe Hastanesi'nde tedavi gören zayıf bir erkek hastanın rekoru kırdığı açıklandı.
- Söz konusu hastanın sakin halindeki boyutu 23 santimetre olarak ölçüldü.
- Hastanın boyutunun yarattığı rahatsızlıklar nedeniyle kendisi doktora başvuruda bulundu.
Rakamlarla
Tayvan'da Li Zonghe Hastanesi'nden Dr. Huang Pinrui, internet ortamında sıklıkla abartılı bir efsane olarak lanse edilen '30 santimetre' iddiasının gerçek olabileceğini açıkladı. Doktor, poliklinikte karşılaştığı en büyük boyutun gerçek bir vaka olduğunu belirterek rekoru teyit etti.
Söz konusu hastanın, dış görünüşüne göre oldukça zarif ve zayıf bir erkek olduğu ifade edildi. Hastanın fiziksel muayenesinde, herhangi bir uyarılma olmaksızın ulaşılan boyutun 23 santimetre olduğu tespit edildi. Bu ölçüm, zaten mevcut durumun olağanüstü büyüklüğünü kanıtlar niteliktedir.
Hastanın tam uyarılma halinde ise bu boyutun en az 30 santimetreye ulaştığı belirtilmiştir. Hastanın, aşırı büyüklüğün yarattığı fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle tedavi amacıyla bir sağlık kuruluşuna başvurduğu kaydedildi.
Bu habere tepki ver
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Sık Sorulan Sorular
- Söz konusu hastanın boyutu tam olarak ne kadar ölçüldü?
- Doktor tarafından yapılan açıklamaya göre, hastanın sakin haldeki boyutu 23 santimetre ve tam uyarılma halinde ise en az 30 santimetre olarak ölçüldü.
- Hasta neden bir sağlık kuruluşuna başvuruda bulundu?
- Söz konusu erkek hasta, aşırı büyüklüğün kendi vücudunda yarattığı rahatsızlıklar nedeniyle polikliniğe giderek doktardan yardım istedi.
- Bu vakayı açıklayan doktor kim ve nerede görev yapıyor?
- Bu rekor boyutlu vakayı kamuoyuna açıklayan doktor, Tayvan'daki Li Zonghe Hastanesi'nde görev yapan Dr. Huang Pinrui'dir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuhealth.ltn.com.twİçeriğimizi nasıl üretiyoruz? →