TikTok İçerik Moderatörü Ladi Olubunmi'nin Yaşamı ve Ölümü: Dijital Emek Sömürüsü

Mart 2025'te, Ladi Anzaki Olubunmi'nin Kenya'daki dairesinden yayılan kötü bir koku komşularının dikkatini çekti. Durumu kontrol etmek için bölgeye gelen bir meslektaşı, pencereden içeri baktığında 41 yaşındaki kadının hayatını kaybettiğini gördü. Olubunmi'nin şişmiş ve çürümeye başlamış bedeni, yatağının yanında iki adet İncil ile birlikte bulunmuştu. Bu trajik son, kırk yaşlarının başındaki bir Afrikalı kadının umut dolu bir yeni başlangıç arayışının ne kadar korkunç bir şekilde sonuçlandığını gözler önüne seriyor. openDemocracy tarafından bir yılı aşkın bir süredir yürütülen detaylı soruştırma, bu ölümün ardındaki sarsıcı gerçekleri ve sistemsel sömürü dinamiğini gün yüzüne çıkarmayı başardı.
İki yıl önce, yani 2023'te Ladi Olubunmi, hayatını tamamen değiştirecek büyük bir karar almıştı. Nijerya'daki kadın giyim işini kapatan Olubunmi, nişanlısına evliliklerini bekletmek zorunda olduklarını söyleyerek tüm arkadaşlarından ve ailesinden binlerce kilometre uzağa, Kenya'ya uçakla gitmeye karar verdi. Kıtanın dört bir yanından binlerce Afrikalı gibi o da 'Silikon Savana' olarak da anılan Nairobi'deki teknoloji patlamasının sunduğu fırsatlara büyük umutlarla bağlamıştı. Teleperformance adlı Fransız çok uluslu şirket için resepsiyon asistanı olarak işe başladığında, şirketin Meta, Google ve TikTok gibi dev teknoloji şirketlerinin alt yüklenicisi olduğunu ve hayatında görmediği kadar iyi bir maaş kazanacağını düşünüyordu. Ancak bu yeni başlangıç, onu ve diğer pek çok çalışanı bekleyen karanlık bir emek sömürü ağının yalnızca ilk adımı olacaktı.
openDemocracy'nin akrabaları, Teleperformance'un mevcut ve eski çalışanları, göçmenlik ve insan hakları uzmanları, polis memurları ve hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmeler son derece çarpıcı bulgular ortaya koydu. Soruşturma, Kenya'daki bilgi teknolojisi patlamasının işçiler üzerinde korkunç fiziksel ve psikolojik baskılar oluşturduğunu, üstelik bu sürecin son derece aldatıcı işe alım yöntemleriyle yürütüldüğünü kanıtlıyor. Uzmanlar, yabancı işçilerin turist vizesiyle Kenya'ya getirilip yasadışı olarak TikTok için içerik moderatörü olarak çalıştırılmasının, ülkenin göçmenlik kanunlarını ihlal etmekle kalmayıp insan ticareti kapsamına girebileceği konusunda uyarıyor. Bu göçmen işçiler, hem Kenya'daki yerel makamlar hem de kendi ülkelerinin büyükelçilikleri tarafından tamamen yalnız bırakıldıklarını, savunmasız bir yapıya mahkum edildiklerini belirtiyor.
Bu transnational işçiler, sözde masadan karşılama görevlisi olarak işe alındıkları halde aslında sosyal medya platformu TikTok için içerik moderatörlüğü yapmaya zorlandıklarını anlatıyor. İçerik moderatörlüğü, genellikle Küresel Güney'deki üçüncü taraf şirketlere yaptırılan ve sıklıkla büyük psikolojik travmalara yol açan bir meslek olarak biliniyor. İşçiler, kullanıcıların ana sayfalarından zararlı içerikleri kaldırmak amacıyla günün her saatinde uzun vardiyalar boyunca cinayet, tecavüz ve çocuk istismarı gibi son derece sarsıcı görüntüleri izlemek zorunda bırakılıyor. Üstelik bu insanlar, kendilerine vaat edilen ücretlerden daha düşük maaşlar alıyor, günlük yarım saatlik molalarını birkaç dakika aşsalar bile disiplin cezasına çarptırılıyorlardı. Daha iyi çalışma koşulları için itiraz ettiklerinde ise Teleperformance tarafından sürekli olarak yerine getirilmeyen yalan vaatlerle oyalandılar.
Sorun yalnızca Teleperformance veya Kenya ile sınırlı değil; şirket dünyanın çeşitli ülkelerinde defalarca sömürü ve kötü muamele suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Aralık 2021'de şirketin Kahire ofisinde bir çalışan, yoğun iş stresini gerekçe göstererek üçüncü kattan atlayarak intihar etmiş ve bu durum meslektaşlarında büyük bir tepki uyandırmıştı. Kolombiya'da gazetecilerin 2023'te yaptığı bir soruşturma, TikTok moderatörlerinin sarsıcı videolar izleyerek günde sadece 10 dolar kazandığını ortaya çıkardı. Fransa'da yatırımcılar, şirket yönetiminin çalışma koşulları hakkında kendilerini yanılttığı gerekçesiyle dava açarken, Gana'da da şirket tarafından satın alınan Majorel çalışanları için Meta aleyhine açılan davalar inceleniyor. İnsan hakları uzmanları, kâr etmeye bağlı olan büyük teknoloji şirketlerinin Küresel Güney'deki işçilere uyguladığı bu mezalimi, 19. ve 20. yüzyıldaki Avrupalı sömürgecilikle eşdeğer görüyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuopendemocracy.net