
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İrlanda'nın Cork şehrinde yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesinde karşılaşılması beklenen 66 milyar Euro'luk yıllık açığın nasıl kapatılacağı konusunda üye ülkeleri uyardı. İrlanda'nın dönem başkanlığını devralmasıyla düzenlenen bir etkinlikte konuşan von der Leyen, bu açığın kapatılması için yeni kaynaklar oluşturulmazsa, üye ülkelerin ulusal katkılarını artırmak zorunda kalacağını veya mevcut bütçeden kesintiler yapılmasının kaçınılmaz olacağını belirtti. Komisyonun beş, Avrupa Parlamentosu'nun ise üç farklı 'kendi kaynağı' (özellikle karbon ticareti, plastik vergisi ve finansal işlem vergisi gibi) önerisine rağmen, bu tutarın sağlanabilmesi için somut bir anlaşma ihtiyacı vurgulandı. AB lideri, yeni kaynak bulunmadığı takdirde bütçe teklifinin %40 oranında küçültülmesinin gerekeceğine dikkat çekerek, bu durumun Birliğin stratejik hedeflerini ve projelerini ciddi şekilde zayıflatacağını ifade etti. Bu açıklamalar, İrlanda Dönem Başkanlığı sürecinde bütçe görüşmelerinin seyrini belirleyecek en kritik ekonomik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Bütçe görüşmelerinde yaşanan krizin derinliğini artıran bir diğer gelişme ise, Avrupalı liderlerin konuya dair bakış açılarındaki büyük farklar ve müzakerelerin sonbahara kadar sarkabileceği endişesiydi. Von der Leyen'in uyarılarının ardından İrlanda Başbakanı Micheál Martin, üye ülkelerin bu yıl bitmeden bir mutabakat sağlaması gerektiğini, aksi takdirde kararın ertelenmesinin sorunu çözmediğini, aksine belirsizliği artırdığını dile getirdi. Martin, üye ülkelerin birbirleriyle 'zıt kutuplarda' bulunduğunu ve bu görüş ayrılıklarını aşabilmek için 'anlamlı tavizler' verme zorunluluğu olduğunu söyledi. Buna rağmen, bazı üye ülkelerin özellikle maliyetleri düşürmek isteyen 'kuzey bloğu' ülkeleri, bütçenin 2 trilyon Euro'luk önerilen rakamdan 1,94 trilyon Euro'ya düşürülmesini talep ediyor. Bu indirimin, Birlik genelinden yapılacak kesintileri artıracağı ve cohesuon (uyum) ile tarım gibi fonlardan pay almayı bekleyen ülkelere zarar verebileceği belirtiliyor.
Bütçe kemer sıkma politikalarına rağmen, bütçe tartışmalarında ilginç bir paradoks olarak, genel bütçe düşürülürken bazı üye ülkelere ayrılan payların artırılması öneriliyor. Örneğin Kıbrıs'ın önceki dönem başkanlığının hazırladığı yeni bir tasarı, AB'nin toplam bütçe çerçevesini 1,94 trilyon Euro'ya çekerken, Portekiz'e ayrılan payı 33,5 milyar Euro'dan 35 milyar Euro'ya çıkarmayı öngörüyor. Bu gelişme, Kıbrıs'ın ilk önerisine göre Portekiz'e yaklaşık 1,6 milyar Euro'luk ek bir kaynak tahsis edildiği anlamına geliyor. İrlanda Maliye Bakanı Simon Harris, bu süreci yönetirken adil bir denge sağlanacağını ve Portekiz gibi ülkelerin tarım ve uyum fonları konusundaki endişelerin yanı sıra yeni önceliklerin de gözetileceğini vadederek, Portekiz'den de aynı şekilde iddialı ve yapıcı bir tavır sergilemesini istedi.
Komisyon ve Parlamento arasında önerilen yeni 'kendi kaynakları', mevcut ulusal katkıların dışında yeni ve sürdürülebilir gelir modelleri oluşturmayı hedefliyor. Söz konusu kaynaklar arasında karbon sınır düzenleme mekanizması (CBAM), geri dönüştürülemeyen plastikler için vergi, şirket kârları üzerinden alınacak paylar ve tütünden elde edilecek gelirler yer alıyor. Buna ek olarak Avrupa Parlamentosu, finansal işlemler, kripto varlıklar ve dijital sektörün katkısını içeren ek vergi mekanizmalarını devreye sokulmasını savunuyor. Bu önerilerin temel amacı, AB bütçesinin ulusal bağışlara bağımlılığını azaltmak ve küresel dijitalleşme ile yeşil dönüşüm gibi trendlerden gelir elde etmektir. Ancak, bu vergilerin ne zaman uygulanmaya başlanacağı ve beklenen gelirlerin tam olarak ne ölçüde tahsil edilebileceği konusundaki belirsizlikler, üye ülkeler arasında güven sorununu beraberinde getiriyor.
Önümüzdeki aylarda şekillenecek müzakere süreci, hem İrlanda Dönem Başkanlığı'nın başarısı hem de AB'nin 2028 sonrası mali geleceği için belirleyici olacak. Üye ülkelerin, aralık ayına kadar kendi pozisyonlarını netleştirmeleri ve geniş çaplı bir anlaşmazlığı önlemeleri bekleniyor. Von der Leyen'in 40'lık kesinti uyarısı, özellikle altyapı yatırımları, savunma, iklim değişikliği ile mücadele ve inovasyon fonları gibi alanlarda ciddi ölçüde kaynak darboğazı yaratabileceğinden, diplomatik trafiğin yoğunlaşmasına neden olacak. Sonuç olarak AB, hem malye disiplinini sağlamaya çalışırken hem de büyüme ve dayanışma stratejilerini sürdürmek zorunda olduğu sıkı bir bütçe denklemiyle karşı karşıya bulunuyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okueco.sapo.pt