Sırp İlerleme Partisi (SNS) Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı Danışmanı olan Miloš Vučević, Karadağ halkı ile Karadağ yönetimi arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini vurguladı. Vučević, yapılan bu açıklamada Karadağ halkını ülkede mevcut siyasi idareyle karıştırmanın doğru olmayacağını belirterek, Karadağ Başbakanı Milojko Spajić'in kendi gerçek yüzünü ve siyasi vizyonunu gösterdiğini iddia etti. Bu sözlerle, iki kardeş ülke arasında devam eden gerginliğin halklar arası bir sorun olmadan, yönetim politikalarından kaynaklandığını ima etti. Vučević, Sırbistan'ın Karadağ ile olan tarihsel, dini ve kültürel bağlarını hatırlatarak, siyasi liderlerin bu bağları zedeleyen tavırlar sergilemesine karşı durdu. Konuyla ilgili olarak Vučević, iki ülkenin 'kardeş' olduğunu ancak şu anki siyasi yönelimlerin bu ilişkiyi test ettiğini düşündüğünü ifade etti.
Tartışmanın fitili, Karadağ makamlarının Sırbistan'dan bir medya yöneticisinin ülkeye girişini yasaklamasıyla ateşlendi. Vučević, Karadağ'ın 'Informer' gazetesinin editörü ve yöneticisi Dragan Vučićević'i ülkeye sokmamasını eleştirerek, böyle bir uygulamanın hiçbir devlet tarafından yapmaması gerektiğini savundu. Bir medyanın yayın politikasını beğenmemekle, o medyanın temsilcilerine ülkeye giriş yasağı koymak arasında bağlantı kurmanın doğru olmadığını belirtti. Vučević, eğer Sırbistan'ın Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'i eleştiren Karadağlı editör ve gazetecilere giriş yasağı getirmeye kalksaydı, bunun tamamen yanlış bir adım olacağını ve kardeş ülkelere yakışmayacağını söyledi. Bu olayı, basın özgürlüğü ve diplomatik nezaket bağlamında değerlendiren Vučević, karşı tarafın uyguladığı bu tavrın 'bratski', yani kardeşçe olmadığını özellikle vurguladı. Söz konusu yasağın, iki halk arasındaki sıcak ilişkilere gölge düşürmesinden endişe duyulduğunu ifade etti.
Vučević'in açıklamalarında en çok dikkat çeken bölümlerden biri de, Milojko Spajić'in siyasi kimliğine yönelik sert eleştiriler oldu. Spajić'in siyasi maskelerini düşürdüğünü ve gerçek siyasi yüzünü artık herkese gösterdiğini öne süren Vučević, Sırp halkının Karadağ yönetimini ve Karadağ halkını aynı kefeye koymaması gerektiğini savundu. Her iki halkın aynı dini, aynı gelenekleri ve kökleri paylaştığını hatırlatan Vučević, bu 'čojstvo' (sadakat ve yiğitlik) duygusunun siyasi liderler tarafından kullanılmaması gerektiğini, ancak bunun tam aksine Spajić ve ekibinin bu maneviyatı zedeleyen bir siyaset izlediğini belirtti. Karadağ'ın geçmişteki ününe atıfta bulunan Vučević, mevcut yönetimin bu üne layık bir tavır sergilemediğini ima etti. Bu ayrımın yapılmasının amacı, halklar arası kardeşliği korurken siyasi iktidara yönelik eleştirileri sürdürmekti.
Siyasi söylemleri bir adım öteye taşıyan Vučević, mevcut olayların Avrupa Birliği (AB) standartlarıyla ve Avrupa'yla bütünleşme süreciyle bağdaşmadığını da ifade etti. Karadağ'ın atacağı bu tür adımların AB üyeliği yoluna katkı sağlamayacağını, aksine bu süreçte engel oluşturabileceğini söyledi. Vučević, Sırplara karşı yapılan haksızlıklar veya ihlaller karşısında uluslararası kamuoyunun sessiz kalmasının da endişe verici bir normalleşme yarattığını savundu. Eğer sessiz kalınırsa, bu tür davranışların kabul gören bir 'normal' haline geleceği uyarısında bulundu. Bu sebeple, Sırbistan'ın da kendi içinde benzer bir liste hazırlayıp, Sırbistan aleyhine en ağır ifadeleri kullanan yazar ve gazetecileri yasaklama hakkına sahip olabileceğini iddia etti. Ancak Sırbistan'ın böyle bir yola başvurmadığını ve başvurmayacağını, çünkü medya özgürlüğüne ve sivil davranışlara daha önem verdiklerini ima etti.
Son olarak Vučević, Sırbistan'ın demokrasi ve medya özgürlüğü konusundaki duruşunu savunarak açıklamalarını tamamladı. Kendi ülkelerinde kimsenin yasaklanmadığını ve hatta Çin, Amerika, Rusya gibi ülkelerin yanı sıra Hırvatistan ve Karadağ'dan da medya kuruluşlarının Sırbistan'da faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Sırbistan'ın bu açıdan 'uygar davranışların kalesi' (bastion civilizovanog ponašanja) olduğunu öne süren Vučević, onların 'gizli listeler' hazırlayarak bazılarını dışlamalarının bir hile ve aldatmaca (obmana ve prevare) olduğunu söyledi. Özetle Vučević, Sırbistan'ın daha şeffaf ve hoşgörülü bir yaklaşıma sahip olduğunu, Karadağ yönetiminin ise medya üzerindeki kısıtlamalarıyla bu gerçeği gizlemeye çalıştığını iddia etti.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okucdm.me