İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Dünya

Yeni Zelanda Siyasetinde İroni: Winston Peters'in Destekleyip Sonra Eleştirdiği Yasalar

The Spinoff
WhatsApp

Yeni Zelanda Siyasetinde (NZ First) liderlik eden deneyimli isim Winston Peters, son dönemde ülke gündemini meşgul eden ironik bir siyasi duruma imza atmıştır. Peters, kariyer siyasetçilere ve mevcut hükümetin bazı politikalarına yönelik sert eleştirileriyle öne çıkmaktadır; ancak ilginçtir ki eleştirdiği pek çok yasanın meclisten geçmesine kendi partisi olarak destek vermiştir. 81 yaşındaki lider, siyasete geç gelen ve kendi çıkarlarından ziyade ülkenin çıkarını düşünen eski dönemin siyasetçilerine duyduğu özlemi sıkça vurgulamaktadır. Kendisinin 1970'lerden beri parlamentoda olması ve Yeni Zelanda tarihinin en uzun süre görev yapan milletvekili unvanına yaklaşması ise bu söylemlerini çelişkili bir hale getirmektedir. Siyasi gözlemciler, Peters'in kendi değişmezmiş gibi görünen tutumunda aslında derin bir tutarsızlık yattığını ve sürekli olarak daha sonra karşı çıktığı kararları desteklediğini belirtmektedir.

Aşı zorunluluğu konusu, Peters'in siyasi tutarsızlığının en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturmaktadır. Peters, İşçi Partisi'nin 2021 yılında getirdiği aşı zorunluluklarını sıkı bir şekilde eleştirmiş ve bu sebeple işlerini kaybedenler için yüz milyonlarca dolarlık bir tazminat sözü vermiştir. Ancak tarihsel kayıtlar incelendiğinde, Auckland'ın uzun bir karantina dönemi yaşadığı o günlerde Peters'in dünyanın en sert aşı zorunluluklarından birini savunduğu görülmektedir. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda, hükümetin tembel olduğunu belirterek aşı olmayanların maaş ve şartlı tahliye haklarının elinden alınması gerektiğini ifade etmiştir. Kısa süre sonra bu görüşünden geri adım atmış olsa da, attığı bu adımlar Yeni Zelanda siyasi tarihinde unutulmamıştır. Bu durum, liderin geçmişteki kendi talepleri ile bugünkü eleştirileri arasındaki uçurumu gözler önüne sermektedir.

Çeşitlilik ve kapsayıcılık politikaları ile kamu sektöründeki reformlar da Peters'in değişen rüzgarlarını açıkça gösteren bir başka konudur. 2025 yılının Mart ayında NZ First partisi, kamu sektöründeki sol eğilimli sosyal mühendisliği ve çeşitlilik hedeflerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir yasa tasarısı sunmuştur. Peters, hükümet dairelerini kimlik politikalarının üreme alanı olmakla suçlayarak oldukça sert bir üslup kullanmıştır. Fakat ironik bir şekilde, ortadan kaldırılmaya çalışılan bu DEI (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) standartları 2020 yılında İşçi Partisi, Yeşiller ve bizzat NZ First partisinin oylarıyla hayata geçirilmiştir. Peters'in 2025 yılındaki açıklamaları, adeta 2020 yılında同一个 konuda konuşan eski Peters'i sertçe eleştirir nitelikte olmuştur. Bu olay, partinin zaman içinde kendi oluşturduğu sistemleri kendi eliyle yıkmaya çalışmasının somut bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir.

Ekonomi ve vergi politikaları konusunda da benzer bir çelişki livedığı gözlemlenmektedir. Peters, Ulusal Parti'nin (National Party) uyguladığı vergi indirimlerinin ülkeyi süreğen bir durgunluğa ittiğini, işsizliği ve enflasyonu aynı anda yükselttiğini iddia etmiştir. Söz konusu vergi indirimlerinin yasalaşma sürecinde NZ First milletvekilleri ise herhangi bir itirazda bulunmadan yasa tasarısını coşkuyla desteklemiştir. Partinin milletvekili Tanya Unkovich, yasanın çalışkan Yeni Zelandalıların hayatlarını değiştireceğini söyleyerek mecliste onay oyu vermiştir. Peters da o dönemde bütçe genel olarak ülkeyi geri vitesten ileri vites geçirdiğini belirterek iktidar ortağının ekonomik vizyonunu övmüştür. Zaman ilerledikçe aynı ekonomik paketin ülkeyi resesyonda tuttuğunu öne sürmesi, partinin ekonomik yönelimindeki ani dönüşleri ve siyasi pratiklerini göz önüne sermektedir.

Düzenleme standartları, yolsuzlukla mücadele ve bürokratik hesap verebilirlik konularında da Peters'in tutumu sorgulanmaya devam etmektedir. Act partisinin Düzenleyici Standartlar Yasası'na sıfırdan karşı olduğunu belirten ve iktidara gelirse yasanın yürürlükten kaldırılacağını vadeden Peters'in partisi, okumaların üçünde de yasanın lehine oy kullanmıştır. Ayrıca kamu kaynaklarının kötüye kullanımına karşı olduğunu sık sık dile getiren liderin, aynı dönemde vekili Shane Jones'in Kanada'daki bir madencilik konferansı için 5.000 dolara özel limousine tutmasını savunması dikkat çekmiştir. Son olarak, kendisini yanıltan bürokratların hapse atılmasını isteyen Peters'in partisi, meclisin yanıltıcı yetkilileri hapse atma gücünü kısıtlayan bir oylamada oybirliğiyle yasa lehine karar almıştır. Tüm bu olaylar, Winston Peters'in meclisteki pratik eylemleri ile halka yaptığı sert çıkışlar arasındaki ironik bağın ne kadar derin olduğunu kanıtlamaktadır.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okuthespinoff.co.nz

İlgili haberler