İçeriğe geç
Ravington
Akışa dön
Gündem

Yenidoğan Çetesi Davasının 43. Duruşması Tamamlandı: Sanıklardan Tahliye Talebi

Sakarya Yenihaber
WhatsApp

İstanbul'da kamu vicdanını derinden sarsan ve 'Yenidoğan çetesi' olarak bilinen davanın 43. duruşması, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Davada, aralarında doktorların, hemşirelerin ve özel hastane çalışanlarının da bulunduğu 10'u tutuklu toplam 62 sanık yargılanıyor. Sanıkların, acil servislere başvuran yenidoğan ve prematüre bebekleri zorunluluk olmadığı halde önceden anlaştıkları özel hastanelere sevk ettikleri iddia ediliyor. Bu yasa dışı anlaşmalar üzerinden haksız kazanç elde ettikleri öne sürülen çetenin, maalesef birçok bebeğin de yaşamını yitirmesine neden olduğu belirtiliyor. Görülen duruşmalar, Türkiye gündemini aylardır meşgul eden bu karmaşık ve trajik olayın aydınlatılması için devam ediyor.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Dr. Ali Dirik, 24 yıllık bir hekim olduğunu belirterek mesleki geçmişine vurgu yaptı. Kendisinin bir 'bebek katili' olarak damgalandığını ve bu durumun kendisini çok üzdüğünü ifade eden Dirik, hayatını kaybeden 'Kaya' bebek olayında 17 farklı hastanenin arandığını iddia etti. Dirik, Kaya bebeğin zaten hayatta kalamayacak durumda olduğunu öne sürerek, bu olaydaki sorumluluğunun abartıldığını savundu. Uzun yıllardır mesleğini icra ettiğini ve çok sayıda gebelik zehirlenmesi vakasıyla karşılaştığını belirten sanık, tutukluluğunun devam etmesine itiraz ederek tahliyesini talep etti.

Tutuklu hemşire Çağla Durmuş ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunmasını sundu. Durmuş, çalıştığı süreçte sorumlu hemşire pozisyonunda bulunduğu için doğrudan hasta bakımında bulunmadığını ve şahsi bir ihmali olmadığını öne sürdü. Bir bebeğin tedavi sürecinin ve takibinin, çocuğun hangi meslektaşına teslim edildiyse o hemşirenin sorumluluğunda olduğunu ifade ederek suçu başkalarına atmaya çalıştı. Kendi üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanık, yargılama sürecinin uzamasını gerekçe göstererek serbest bırakılmasını istedi. Bu savunmalar, davanın seyrinde şüpheleri ve sorumlular arasındaki görev dağılımı tartışmalarını bir kez daha gündeme getirdi.

Bir başka tutuklu sanık olan Gıyasettin Mert Özdemir de 28 aydır cezaevinde bulunduğunu ve 'örgüt yöneticisi' sıfatıyla yargilandığını belirterek savunmasını yaptı. Özdemir, üzerine atılı örgüt yöneticiliği suçlamasını şiddetle reddederek, bu iddiayı çürütecek ses kayıtlarına (tape) sahip olduklarını öne sürdü. Örgütün bir parçası dahi olmadığını, dolayısıyla bir örgütün yöneticisi konumunda olmasının imkansız olduğunu savunarak beraatini ve tahliyesini talep etti. Duruşmada yer alan tutuksuz sanıklar da yargılamanın bu aşamasında üzerlerindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi. Sanıklar ve avukatları, delillerin yetersizliğini öne sürerek beraat kararı verilmesini mahkeme heyetinden talep etti.

Yoğun katılımlı ve çok sayıda sanık ile avukatın bulunduğu duruşma, savunmaların alınması ve beyanların değerlendirilmesi süreciyle ilerledi. Mahkeme heyeti, dava dosyasının boyutu ve sanık avukatlarının beyanlarının henüz tam olarak alınamamış olması nedeniyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Heyet, eksik hususların tamamlanması ve avukatların söz alması için bir sonraki oturumu 13 Temmuz Pazartesi günü olarak belirledi. Bu erteleme kararı, merakla beklenen yargı sürecinin sonuçlanmasını daha da uzatırken, mağdur ailelerin ve kamuoyunun adalet beklentisini de ertelemiş oldu. Davanın önümüzdeki temmuz ayında yapılacak olan yeni duruşmada, sanıkların kaderini belirleyecek kritik kararların alınması bekleniyor.

Bu haber hakkında sor

Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.

Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.

Haberin tamamını kaynağında okusakaryayenihaber.com

Bu olay diğer kaynaklarda · 2

Turkey2

İlgili haberler