
Yunanistan'ın Aigio (Aigialeia) kentinde yaşanan ve ülke gündemini meşgul eden korkunç olayda, bir evde 54 yaşındaki anne ile 26 yaşındaki oğlunun cesetlerinin bulunmasının ardından soruşturma yeni bir boyut kazandı. Olayın ortaya çıkmasından yaklaşık bir ay sonra, Yunan polisinin kriminal laboratuvar birimleri olayın bir cinayet ve ardından intihar senaryosu olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Başlangıçta 26 yaşındaki gencin öldürülmesi ve annesi tarafından ardından intihar ettiği düşünülüyor. Ancak bu yeni senaryo, aile üyelerinin ve özellikle maktulün büyükannesinin şiddetli tepkisiyle karşılaştı.
Büyükanne, kızının asla kendi çocuğuna zarar veremeyeceğini ifade ederek, bu yeni senaryoyu kesin bir dille reddediyor. Ailesi, olayın arkasında ekonomik bir motivasyonun bulunduğunu ve gerçek failin, 54 yaşındaki kadının 65 yaşındaki İtalyan partneri olduğunu düşünüyor. İtalyan şüpheli ise olayın gerçekleştiği sabah saat 11:00'e kadar derin bir uyku halinde olduğunu ve uyandığında partnerini ve onun oğlunu ölü bulduğunu iddia ediyor. Şüphelinin tutuklanmasına yol açan ilk ipuçları, cesetlerin bulunduğu yerdeki güvenlik kameraları ve olay yerindeki ilk kanıtlardı.
Olay yerine ilk müdahale eden polis memurunun ifadeleri ve ilk adli tıp incelemeleri, şüpheliyi işaret ediyordu. İlk polis memuru, kapının hemen arkasında yüzüstü yatan kadının cesedinde yirmiden fazla bıçak yarası olduğunu belirtmişti. Ayrıca eve başka bir kişinin giriş yapmadığını gösteren güvenlik kamera kayıtları, yetkilileri 65 yaşındaki İtalyan'ı ana şüpheli olarak tutuklamaya sevk etti. Şüpheli, cinayetlerin işlendiği sırada evde olduğu için cinayetleri işlediği gerekçesiyle tutuklandı ve aylardır cezaevinde bulunuyor.
Buna rağmen, son dönemin adli tıp ve kriminal bulguları, İtalyan şüpheli lehine dikkat çekici detaylar ortaya koyuyor. Yunan polisi (EL.AS.) tarafından yapılan detaylı laboratuvar testlerinde, şüphelinin iç çamaşırında herhangi bir kan izine rastlanmadı. Daha da önemlisi, olay yerinde bulunan bıçakta sadece iki mağdura ait DNA izleri ve üçüncü bir kişiye ait olduğu şüpheliyle eşleşmeyen bir DNA bulundu. Ayrıca, şüphelinin kıyafetlerinde veya vücudunda barut izine rastlanmazken, mağdurların tırnaklarında sadece birbirlerinin DNA izleri tespit edildi.
Şüphelinin savunmasını destekleyen bir diğer önemli bulgu ise, vücudunda sakinleştirici ilaçlar ve esrar tespit edilmiş olmasıdır. Savunma avukatları, bu maddelerin şüphelinin olay sırasında derin bir uyku halinde olduğunu ve bir şey fark edemediğini kanıtladığını öne sürüyor. Yetkililer şu anda evdeki kan lekelerinden DNA sonuçlarını ve robot süpürgenin kullanım verilerini inceleyerek olayın tam zaman çizelgesini belirlemeye çalışıyor. Bu çarpıcı ve birbirine zıt kanıtlar ışığında, soruşturma henüz tamamlanmamış olsa da, İtalyan şüphelinin suçsuz olup olmadığı sorusu cevaplanmayı bekliyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okutanea.gr