ABD Senato Adayı Graham Pletner'in Siyasi Kariyeri Cinsel İstismar İddialarıyla Çöktü

ABD Demokrat Parti'nin parlak Senato adaylarından biri olarak gösterilen ve Maine eyaleti için Cumhuriyetçi rakibi Susan Collins'e karşı güçlü bir üstünlük kurmuş olan Graham Pletner'in siyasi kariyeri, art arda patlak veren skandallar nedeniyle büyük bir yıkıma uğradı. Kasımda yapılacak Kongre seçimlerine girerken, Demokratların Senato'da çoğunluğu elde etmek için her koltuğa ihtiyacı vardı ve Pletner'in Maine koltuklarından birini kazanması partisinin yol planının merkezinde yer alıyordu. Ancak eski bir Deniz Piyadesi ve istiridye çiftçisi olan adayın geçmişi, parti liderlerini ve seçmenleri defalarca hayrete düşürdü. Eski sosyal medya paylaşımlarından şoke edici dövmelere, evlilik dışı ilişkilerden cinsel saldırı suçlamalarına kadar uzanan krizler, kampanyasını içinden çıkılmaz bir darboğaza sürükledi. Son olarak The New York Times gazetesinin yayımladığı kapsamlı bir soruşturma, Pletner'in kadınlarla olan geçmiş ilişkilerindeki saldırgan tutumunu ifşa ederek siyasi sonunu getirdi.
Maine eyaleti, son yıllarda Demokratlar için stratejik açıdan son derece kritik bir bölge haline gelmiş durumdadır. 2024 seçimlerinde Kamala Harris, Donald Trump'a karşı eyalette yaklaşık yedi puanlık bir fark yaratırken, Temsilciler Meclisi'ndeki iki koltuğu da Demokratlar kazanmayı başarmıştı. Buna rağmen, Senato'da 1997 yılından bu yana koltuğunu koruyan Cumhuriyetçi Susan Collins, kendi parti çizgisine sık sık karşı çıkarak ılımlı ve bağımsız bir imza çizmeyi başardığı için eyaletteki gücünü korudu. Başkan Donald Trump'ın, Collins'in yerine tamamen kendine sadık bir aday gösterme riskine girmemesinin temel nedeni, Maine seçmenlerinin aşırı kutuplaşmış isimleri reddetme ihtimalini çok iyi bilmesiydi. Demokratlar ise bu stratejik ortamı değerlendirmek ve liberallerin oylarını bünyesinde toplamak için Afganistan ve Irak savaşları gazisi olan, travma sonrası stres bozukluğuyla mücadele etmiş ve halkın gözünde bir 'kahraman işçi' profili çizen Graham Pletner'i sahaya sürdü. Pletner kısa sürede Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi parti içindeki güçlü sol kanat liderlerinin desteğini alarak ülke çapında tanınan bir figüre dönüştü.
Pletner'in parti içindeki yükselişi hiç şüphesiz oldukça hızlı ve etkileyici bir seyir izledi, ancak bu durum parti patronlarını da tedirgin ediyordu. Maine Valisi Janet Mills'in görev süresinin dolmasıyla Demokrat Parti'nin güvenilir bir isim olarak gördüğü Mills'i Ekim ayında yarışa dahil etmesine rağmen, parti içi establishment desteğinin ters tepmesi sonucu Mills kısa sürede yarıştan çekildi. Ön seçimlerde oyların yüzde 72'sini alan Pletner, resmi olarak partisinin Senato adayı oldu ve Mayıs ayında yapılan ankette, 31 yaş daha genç olmasının da verdiği ivmeyle Collins'in 7 ila 9 puan önüne geçti. Bu popülaritesine rağmen adayın geçmişi, modern bilgi teknolojilerinin tüm imkanlarıyla deşifre edilmeye başlandıkça onun için büyük bir bataklığa dönüştü. Yaşanan ilk büyük krizde sosyal medyadaki eski paylaşımları ortaya çıkarıldığında Pletner'in yıllar önce kendisini komünist olarak tanımladığı, işçi sınıfını silahlanmaya çağırdığı ve savaş döneminde 'vatanseverlik saçmalıklarına' olan inancını kaybettiği anlaşıldı.
Bu ilk krizin yankıları henüz durulmadan, halkın gözünde sarsılan imajını toparlamaya çalıştığı bir sırada yeni ve çok daha ağır iddialar gündeme bomba gibi düştü. Göğsünde, Nazi sembolizmini andıran bir kuru kafa ve kemikler dövmesi taşıdığının ortaya çıkması, onu ırkçılık ve aşırıcılıkla suçlayanların elini güçlendirdi. Pletner, bu dövmeyi Deniz Piyadeleri'nde görev yaparken arkadaşlarıyla birlikte sarhoş bir anında yaptığını ve amblemin anlamı hakkında hiçbir fikrinin olmadığını iddia ederek savunma yapmaya çalıştı. Kaldı ki söz konusu dövmeyi sonradan başka bir dövme ile kapattığını göstererek bu durumu görmezden gelmeye çalışsa da, eski sevgililerinden biri olan Lindsay Fifield, Pletner'in bu sembolü çok iyi bildiğini ve ona 'benim Totenkopf'um' (SS Ölüm Başlığı) adını verdiğini ifade etti. Pletner, tüm bu itirazlara rağmen o dönemlerde seçmen tabanını korumayı başardı ve anketlerdeki güçlü konumunu büyük ölçüde sürdürdü, ancak rakibi Collins'in bu skandalları kendi lehine çevirmek için yürüttüğü propaganda çalışmaları, iki aday arasındaki oy farkının giderek kapanmasına neden oldu.
Yarışın kaderini belirleyecek ve Pletner'in siyasi kariyerini tamamen bitirecek darbe ise The New York Times gazetesinin 4 Haziran'da yayımladığı ikna edici soruşturma haberiyle geldi. Gazete, Pletner ile geçmişte romantik ilişki yaşamış altı farklı kadınla yapılan röportajları ve elde edilen telefon yazışmalarını merkeze alarak, adayın kadınlara karşı 'korkutucu ve tehditkâr' bir tutum sergilediğini öne sürdü. Kadınlardan biri olan 41 yaşındaki Jenny Rasico, Pletner ile aralarındaki 'bağlantısız ilişkileri' anlatırken, sosyal medyada ortaya çıkan kadın düşmanı söylemlerin onun gerçek karakterini yansıttığını ve kamuoyuna gösterilen sempatik yüzün gerçekte hiç de öyle olmadığını vurguladı. Skandalın en sarsıcı boyutu ise, evliliği sırasında aynı anda on iki farklı kadınla özel bir mesajlaşma uygulaması üzerinden cinsel içerikli yazışmalar yürüttüğünün ortaya çıkmasıydı. Bu çarpıcı gelişmelerin ve cinsel suçlamaların birleşmesi, Graham Pletner'in parlak görünen Senato yolculuğunu tamamen çökertti ve parti içindeki tüm desteğini kaybetmesine neden oldu.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okusvoboda.org