
Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi, ilk gününden itibaren kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya platformları üzerinden sisteme yönelik ilk istatistikleri paylaşarak vatandaşların gösterdiği yoğun ilgiyi memnuniyetle dile getirdi. Buna göre uygulamayı ilk günde kullanan kişi sayısı 649 bin 244’e ulaşırken, iade makinalarına bırakılan plastik, cam ve alüminyum ambalaj sayısı ise 1 milyon 547 bin 850 olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar, çevre bilincinin toplumda ne kadar köklü bir şekilde yerleştiğini ve atık yönetimi konusunda praktik adımların ne kadar karşılık bulduğunu gözler önüne serdi.
Söz konusu geri dönüşüm hamlesi aslında çok daha öncesine dayanan kapsamlı bir planlamanın ürünü olarak öne çıkıyor. DOA sistemi ilk olarak 2025 yılının şubat ayında Sakarya ilinde pilot bölge uygulaması olarak test edilmeye başlanmıştı. Uygulamanın Sakarya’daki olumlu sonuçları neticesinde temmuz ayında “7 Bölge 7 İl” modeline geçilerek sistemin kapsama alanı genişletildi. Bu aşamalı yayılım sürecinin ardından dün itibarıyla sistemin tüm yurt genelinde, yani 81 ilde aynı anda faaliyete geçirilmesi sağlandı. Bu adım, çevre politikalarında pilot illerden ulusal çapta bir geçişin başarılı bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte vatandaşların uygulamaya yönelik motivasyonunu artırmak amacıyla ekonomik bir düzenlemeye de gidildi. Daha önceki pilot uygulamalarda ambalaj başına 25 kuruş olarak belirlenen depozito teşvik bedeli, 81 ilin tamamında hayata geçilen yeni dönemle birlikte 1 TL’ye yükseltildi. Bu dört katlı artış, kullanıcıların geri dönüşüm konusunda daha istekli olmalarını sağlarken sistemin işleyiş hızını da doğrudan etkiledi. İlk günün yüksek dönüşüm rakamlarının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin bu maddi teşvik olduğu belirtiliyor.
DOA sisteminin pratik işleyiş mekanizması, teknolojik altyapısı sayesinde son derece kullanıcı dostu bir şekilde tasarlandı. Vatandaşların sisteme katılabilmek için akıllı telefonlarına DOA mobil uygulamasını indirmeleri ve kısa bir kayıt sürecini tamamlamaları yeterli oluyor. Uygulama üzerinden kişiselleştirilmiş bir QR kod oluşturulduktan sonra, bu kod ambalaj iade makinelerine okutuluyor. DOA logosunu taşıyan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajları makineye bırakıldıktan sonra, her bir ambalaj için karşılık gelen teşvik bedeli kullanıcının dijital cüzdanına anında yansıtılıyor.
Biriken bu dijital fonlar, kullanıcılar için esnek kullanım imkanları sunarak sistemin sürdürülebilirliğini destekliyor. Dijital cüzdanlarda biriken tutarlar, banka ATM’lerinden doğrudan nakit olarak çekilebildiği gibi çeşitli alışveriş noktalarında ödeme aracı olarak da değerlendirilebiliyor. Uzun vadede ise bu sistemin Türkiye’nin çevre ve ekonomi politikalarında köklü değişikliklere yol açması bekleniyor. Resmi hedeflere göre, DOA sisteminin tam kapasiteyle çalışması durumunda yılda yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri dönüşüme kazandırılması planlanıyor. Bu devasa hacmin ekonomiye yıllık 30 milyar lira düzeyinde doğrudan katkı sağlayacağı tahmin ediliyor.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuantalyakorfez.com