
Doğu Karadeniz bölgesinde yaklaşan yeni fındık sezonu öncesinde üreticiler, aşırı yükselen girdi maliyetleri nedeniyle büyük bir ekonomik baskıyla karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz sezon kilogramı 300 lirayı aşan fındık fiyatlarının sonradan 150 lira seviyelerine kadar gerilemesi, üreticilerin beklentilerini büyük ölçüde karşılamadı. Bu yıl ise üretim maliyetlerinin adeta iki katına çıkması, bölgedeki binlerce çiftçinin belini bükmüş durumdadır. Özellikle tarımsal girdilerdeki olağanüstü fiyat artışları, fındık yetiştiriciliğini giderek daha az kazançlı bir uğraş haline getirmektedir. Üreticiler, hem maliyet artışlarıyla hem de piyasada oluşan fiyat baskısıyla çift cepheli bir mücadele yürütmektedir.
Maliyet kalemleri arasında en dikkat çekici artışlardan biri, fındık bahçelerinde yoğun olarak kullanılan 26 Azot gübresinde yaşanmıştır. Geçen yıl tonu 8 bin ile 10 bin lira arasında satılan bu gübre, bu yıl yaklaşık iki katına çıkarak 18 bin 500 TL seviyesine ulaşmıştır. Sadece gübredeki bu devasa artış bile çiftçilerin sezon öncesi bütçelerini ciddi şekilde zorlamaktadır. Üreticiler, bu tür temel girdilerin fiyatlarının bu kadar yükselmesinin, yeni sezona hazırlık sürecini adeta bir kâbusa çevirdiğini ifade etmektedir. Tarım alanlarına ihtiyaç duyulan diğer destekleyici malzemelerin maliyetlerinde de benzer artışların yaşanması, durumun ağırlığını daha da artırmaktadır.
Fındık bahçelerinin bakımı ve özellikle yabani ot temizliği de üreticiler için ciddi bir finansal yük oluşturmaktadır. Bölgede ot temizliği işleminde genellikle günlük yevmiye yerine, ot biçme makinesinin deposu üzerinden bir ücretlendirme sistemi uygulanmaktadır. Yaklaşık bir saatte boşalan her depo için işçiler en az 2 bin 500 TL talep ederken, arazinin zorluk derecesine göre bu rakam 4 bin TL'ye kadar çıkabilmektedir. Günde ortalama 8 saat çalışan bir işçinin günlük kazancı 20 bin TL'ye ulaşabilmekte, böylece kesintisiz çalışan bir işçinin aylık geliri 600 bin TL'yi bulabilmektedir. Bu durum, işçiler için oldukça kazançlı bir sezon müjdesi olsa da, üreticilerin cebini derinden yakmaktadır.
Mevcut girdi ve bakım maliyetlerinin yanı sıra, yaklaşan hasat dönemindeki işçilik giderlerinin de üreticileri endişelendirdiği belirtilmektedir. Yeni sezonda fındık toplama işçilerinin günlük ücretlerinin de en az 2 bin 500 TL seviyesinde olması beklenmektedir. Toplama aşamasındaki bu yüksek işçilik maliyetleri, üretim harcamalarını daha da yukarı çekecek ve çiftçilerin kar marjını ciddi şekilde eritecektir. Artan bakım ve hasat giderlerini karşılamakta zorlanan üreticiler, sezon sonunda elde edecekleri gelire dair giderek daha karamsar tablolar çizmektedir. Girdi maliyetlerindeki bu trendin sürmesi halinde, küçük ölçekli üreticilerin üretimden çekilme riski de gündeme gelebilir.
Üreticiler, yükselen maliyetlerin yanı sıra her yıl tekrarlanan ve sıkıntı yaratan rekolte tartışmalarından da şikâyet etmektedir. Resmi açıklamaların aksine bazı kurumlar tarafından fındık rekoltesinin olduğundan yüksek gösterilmesi, piyasalarda yapay bir fiyat baskısı oluşturmaktadır. Bu yapay baskı, fındığın piyasa değerinin düşmesine ve üreticilerin masraflarını bile zor çıkarmasına neden olmaktadır. Fındık sektöründe yaşanan bu çok boyutlu kriz, hem üreticinin motivasyonunu düşürmekte hem de bölge ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Kurumların bu konuda daha gerçekçi adımlar atması ve maliyet artışlarının önüne geçilebilmesi için acil çözümlerin üretilmesi bölge çiftçileri tarafından talep edilmektedir.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okugunebakis.com.tr