Peru Doğal Afetlere Karşı Hazırlıksız: El Niño ve Deprem Tehdidi Altında Altyapı Krizi
Peru, şiddetli bir sahil El Niño olayı (FEN) ile Venezuela'da meydana gelen ve benzerinin kendi ülkesinde de yaşanmasından korkulan büyük bir deprem tehdidi nedeniyle ciddi bir endişe yaşamaktadır. Bu potansiyel felaketler, felaketlerin etkilerini azaltmak yerine daha çok olaylara tepki vermeye eğilimli olan devletin sınırlı kapasitesini acımasızca sınayacaktır. Ülke genelinde var olan geniş altyapı açıkları, kayıt dışı ve yapısal olarak yetersiz konutların yüksek oranı ve afet risklerini önleme konusundaki ciddi yönetimsel kısıtlamalar bu tehlikeyi daha da büyütmektedir. Bu yetersizlikler bir araya geldiğinde, ülkedeki milyonlarca insanın yaşamını ve güvenliğini doğrudan tehdit eden, son derece kırılgan bir ortam oluşmasına neden olmaktadır. Dolayısıylayla yetkililerin, kriz anında müdahale etmek yerine riskleri önceden tespit edip gerekli önlemleri alma konusunda acilen daha proaktif bir yaklaşım benimsemesi kritik bir gereklilik haline gelmiştir.
Yüzyılın başından bu yana Peru, ulusal ekonomiyi derinden sarsan ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) önemli bir bölümünü silip süpüren çok sayıda yıkıcı doğal afetle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle 2017'deki sahil El Niño olayının yarattığı hasar, ülke ekonomisinin %1,5'una denk düşen devasa bir mali yük getirirken, 2001 ve 2007 depremleri de her birinde GSYH'nin yaklaşık %0,6'sını yok etmiştir. 2015 ile 2024 yılları arasında Ulusal Sivil Savunma Enstitüsü (Indeci), 9,5 milyon insanı, 1,2 milyon konutu, 6 bin köprüyü ve 32 bin kilometrelik karayolunu etkileyen 57 binden fazla doğal kaynaklı acil durum kaydetmiştir. Bu acil durumların büyük bir kısmını yoğun yağışlar oluşturmuş ve hasarların ana sorumlusu olarak öne çıkmıştır. Şiddetli yağışlar, bu dönemde zarar gören konutların %63'ünden, köprülerin %74'ünden ve yolların %75'inden sorumlu tutulurken, yakın gelecekte beklenen El Niño olayı bu riskleri 2027'ye kadar daha da artırma potansiyeli taşımaktadır.
Doğal felaketlerin yıkıcı etkileri, ülke genelindeki konut stoğunun son derece elverişsiz ve güvenliksiz olmasıyla daha da tragedyaya dönüşmektedir. Peru'daki konutların yaklaşık %77'si herhangi bir mülkiyet belgesi olmaksızın veya temel yapısal garantiler barındırmadan inşa edilen kayıt dışı yerleşimlerdir. Bu tür gayri resmi konutların 2025 verilerine göre %72,4'ünde yetersiz zeminler, %50'sinde uygun olmayan çatılar ve %29'unda dayanıklı olmayan malzemelerden yapılmış duvarlar bulunmaktadır. Bu yapısal yoksunluklar bölgelere göre farklılık göstermekte; örneğin Loreto, Ucayali ve San Martín gibi orman bölgelerinde kayıt dışı konutların %90'ından fazlası çürüyen veya yetersiz çatılara sahiptir. Bu durum, herhangi bir doğal afet anında bu bölgelerdeki can kaybı ve evsiz kalma riskinin katlanarak artacağı anlamına gelmektedir.
Kamuya ait altyapıdaki çürüklük de benzer şekilde endişe verici bir tablo çizerek ülkenin afetlere karşı direncini iyice zayıflatmaktadır. Yaklaşık 27 bin eğitim binasının yıkılarak baştan inşa edilmesi gerekmekte ve bu durum 1,2 milyondan fazla öğrencinin eğitimini doğrudan tehlikeye atmaktadır. Mevcut inşaat ve yenileme hızlarıyla, bu devasa eğitim altyapısı açığını kapatmanın ülke genelinde 24 yıl, San Martín, Amazonas ve Loreto gibi bazı bölgelerde ise 50 yıldan fazla süreceği tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra, risklerin en yüksek olduğu ülkenin kuzey bölgelerine kişi başına ayrılan 2026 bütçe tahsisatının, son on yılın ortalamasına göre reel olarak %30 daha düşük olması büyük bir çelişki yaratmaktadır. Buna karşılık, doğu, merkez ve güney bölgelerine kişi başına daha yüksek bütçeler ayrılması, kuzeyin olası bir El Niño faciasına karşı korumasız bırakılmasına yol açmaktadır.
Felaketleri önleme altyapısındaki bu yetersizlikler, afetleri yönetmekle görevli kurumların düşük bütçe icra performansı ile daha da içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Felaketleri önlemek ve zarar gören altyapıyı yeniden inşa etmek için devralan Ulusal Altyapı Otoritesi'nin (ANIN), özel ihale mekanizmalarına sahip olmasına rağmen, mevcut projeler için ayrılan toplam bütçenin yalnızca %36'sını kullanabilmesi büyük bir başarısızlıktır. Bu kurumun portföyündeki kamu işlerinin %75'i 2023 öncesinde başlamış olmasına rağmen finansal ilerlemenin bu kadar yavaş olması, kaynakların etkin kullanılmadığını gözler önüne sermektedir. Tüm bu yapısal, finansal ve idari kısıtlamalar ışığında Peru, yaklaşan doğal afetlere karşı son derece savunmasız bir durumdadır. Ülkenin bu devasa krizleri atlatabilmesi ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlayabilmesi, kriz anlarında müdahale etmek yerine, önleyici tedbirleri merkeze alan güçlü bir devlet yönetimine bağlı olacaktır.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okuelcomercio.pe