Venezuela Depremleri: Yıkılan Binaların Altından Çıkarılan Çocuklar Deneyimli Doktoru Mesleği Bırakmaya Götürdü

Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından, Caracas'ta görevli deneyimli bir acil pediatrist, yaşadığı travmatik deneyimleri BBC'ye anlattı. Altı gün boyunca kesintisiz bir şekilde enkaz altından çıkarılan onlarca çocuğu tedavi eden bu hekim, tanıklık ettiği acıların verdiği ağır yükle mesleğini bırakmanın eşiğinde olduğunu itiraf etti. Kimliğini gizli tutmasını rica eden doktor, 'Artık pediatrist olmak istemiyorum diyorum bazen. O çocukların bakışları insanın zihninden bir daha gitmiyor' sözleriyle iç dünyasındaki yıkımı ifade etti. Yetkili, 34 yıllık uzun kariyeri boyunca El Caracazo, Vargas'taki büyük felaket ve COVID-19 pandemisi gibi çok sayıda devasa krize bizzat müdahale etmesine rağmen, bu depremlerde tanıklık ettiği kaosa benzer bir manzarayla hiç karşılaşmadığını özellikle vurguladı. Bu durum, bölgesel bir felaket sırasında bile doktorların üzerindeki psikolojik ve fiziksel yükün ne kadar ağırlaşabildiğini gözler önüne seriyor.
Depremin ilk saatlerinde acil servise ulaşan çocukların durumu, ilerleyen saatlere kıyasla nispeten daha farklı bir tablo çiziyordu. Çöken binaların yıkıntıları arasından ebeveynleri tarafından kurtarılan bu ilk grup çocuklar, aldıkları sert darbelerin ve travmanın etkisiyle acılar içinde ağlayıp feryat figan ediyordu. Ancak saatler geçtikçe ve kurtarma çalışmaları derinleştikçe, hastaneye ulaşan vakalar çok daha kritik ve yürek burkan bir hal almaya başladı. Enkazın altında uzun süre sıkışıp kalmış olan çocuklar, kas dokularının ezilmesi sonucu oluşan toksinlerin kana karışmasıyla ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldılar. Bu ağır vakalar, böbrek yetmezliği ve şok riski taşıyan, hayati tehlikesi en üst düzeyde olan hastalardı.
Yaşanan bu ikinci ve çok daha ağır dalgada gelen çocuklar, ilk gelenlerden çok daha farklı ve ürkütücü bir tepki veriyorlardı. Acıdan çığlık atan ya da ağlayan çocukların yerini artık bilinçsiz, kimlik bilgisi olmayan ve yanlarında hiçbir yakını bulunmayan yavrular almıştı. Doktor, bu yıkıcı manzarayı 'Ambulanslarla gelen hastaların durumu tam bir kaos içindeydi; taşıma şartları o kadar karışıktı ki, hastaneye ulaşana kadar damar yolu bile açılamamış, standart bir müdahale dahi yapılamamıştı' diyerek anlatıyor. Kurtarma ekiplerinin sevinçle yaşama kurtardığı çocukların, hastaneye ulaştıklarında ya hayatını kaybettiğini ya da çok ağır bedensel hasarlarla mücadele etmek zorunda kaldığını görmek, sağlık çalışanlarınca dayanılması en güç anlardan biri oluyor. Uzuvların kesilmesi veya geri dönülemez böbrek hasarları gibi sonuçlar, hem çocukların geleceğini karartıyor hem de onlara bakmakla görevli hekimleri derin bir çaresizliğe sürüklüyor.
Veteran hekimi en çok yıpratan ve meslekten soğutan durum ise kabul edilemez bir sessizlik ve çocukların ebeveynlerine duyduğu ihtiyaç oluyor. Bilinci yerine gelen ya da acı çeken minik hastaların sağlık görevlilerinden annelerini ve babalarını sorması, doktorlara kelimelerin yetersiz kaldığı bir cevap vermenin zorluğunu yaşatıyor. Bazı çocukların anne ve babalarının o gün hayatını kaybettiğini bilmek, ama bu yıkıcı gerçeği onlara çaresizlik içinde söyleyememek, pediatristin omuzlarına binen en ağır yük haline gelmiş durumda. Hekim, gözleri dolu bir sesle bu belirsizliği ve gerçeği saklamanın hükümet veya klinik yönetiminden gelen bir talimat değil, doğrudan kalbi parçalayan insani bir trajedi olduğunu dile getiriyor. İnsanın hakikati söyleyememesi ve bir çocuğun hayatta kalması karşısında bile acı bulunabilmesi, felaketlerin en karanlık ve göz ardı edilen yüzlerinden birini oluşturuyor.
La Guaira eyaletinin en çok etkilenen bölge olduğu bu büyük depremler, yalnızca binaları ve altyapıyı yıkmakla kalmamış, aynı zamanda sağlık çalışanlarında sarsıcı psikolojik yaralar açmıştır. Yaşananlar, felaket anlarında sadece fiziksel tedavinin değil, ağır travma yaşamış hem hastaların hem de onları kurtarmaya çalışan ilk müdahale ekiplerinin mental olarak da desteklenmesinin ne kadar hayati olduğunu gündeme getirmektedir. Ayrıca, deprem bölgelerindeki hastanelerin bu tarz kitlesel yaralanma vakalarına karşı ne kadar hazırlıklı olduğu, ulaşım ağlarının yetersizliği ve hastane öncesi acil bakımın kriz anlarındaki zaafları bir kez daha su yüzüne çıkmıştır. Bir doktorun, tamamen çocukları hayata döndürme amacıyla girdiği bir mesleği bu derece sarsıcı bir deneyim sonrası bırakmayı düşünmesi, olağanüstü durumların yönetimindeki açıkları da gözler önüne sermektedir. Venezuela'daki bu trajik olaylar, hem bölgesel devlet yönetimlerini hem de uluslararası sağlık örgütlerini afet müdahale protokollerini ve sağlık çalışanlarının dayanıklılığını artırmaya yönelik adımları yeniden değerlendirmeye davet etmektedir.
Bu haber hakkında sor
Yanıtlar yapay zekâ tarafından, yalnızca bu haberin içeriğinden üretilir.
Bu, yapay zekâ tarafından üretilen bir özettir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Haberin tamamını kaynağında okucaraotadigital.netBu olay diğer kaynaklarda · 8
- Venezuela'da 8 Gün Sonra Kurtarılan Hernán Gil, Uluslararası Arama Kurtarma Çalışmalarına Dönüşen Bir Mucize OlduEfecto Cocuyo·
- Venezuela'da Deprem Sonrası Yapı Denetimleri ve Uluslararası YardımlarEl Diario·
- Venezuela'daki Büyük Depremin Ardından Brezilya'dan İnsani Yardım HamlesiJovem Pan·
- Venezuela'daki yıkıcı depremlerin bilançosu ağırlaşıyor: Can kaybı 3 bin 889'a yükseldiAkdeniz Manşet Gazetesi·
- Türkiye'den Venezuela'ya 16,4 Ton Tıbbi Yardım Sevk EdildiSon Mühür·
- Venezuela Depreminin Ardından Türkiye'den Tır Dolusu Tıbbi Malzeme YardımıBizim Sakarya·
- Venezuela'daki Çifte Depremlerde Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 3.889'a YükseldiNews Beast·
- Venezuela'daki Yıkıcı Depremlerde Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 3 Bin 899'a UlaştıEnsonhaber·